Bir başka oasis albümü

Yeni ne albümler çıkmış diye bakınırken Yeni Zelandalı dream-pop grubu Yumi Zouma’nın oasis’in (What’s The Story) Morning Glory? albümü ile aynı adlı albümünü gördüm. Oha tesadüfe bak filan derken albümü dinlediğimde birebir aynı sadece dream-pop coverı olduğunu fark ettim. Baya baya cover albümmüş haberimiz yok. İşin garibi ise baya güzel yapmışlar.

Garip olan internette de bununla ilgili yeterince bilgi yok. Youtube’da veya sitelerinde de bir şey bulamadım pek. Biraz araştırınca Morning Glory ve Champagne Supernova’yı buldum.

Grup geçen sene Yoncalla isimli ilk albümlerini piyasaya sürdü. Albümü hızlıca şöyle atlaya atlaya dinleyebildim (şimdilik) gayet hoş, kafa dinlemelik zamanlar için fonda ideal. Sitelerinden soundcloud’a yüklenen şarkılarını dinleyebilirsiniz.

Radyo Eksen son 20 yılın en iyi albümlerini seçiyor

Radyo EksenVe sonunda geç kalınmış ama doğru bir uygulama. İngiltere’de çok fazla yapılmış bir olay. BBC Muzik Ödülleri 25. senesinde bunu yapmış ve oasis – What’s The Story Morning Glory seçilmişti. Liam’ın ödülü seyircilere fırlatması ile sonlanmış bir seremoni olmuştu.

Beni bilen bilir. Ben ilk beşimi aşağıdaki gibi seçtim. Yalnız çok fazla unutmuş olabileceğim grup ve albüm var.
oasis – Definitely Maybe
oasis – What’s The Story Morning Glory
Korn – Korn
Arctic Monkeys – Humbug
The Verve – Urban Hymns

Misal olarak Kings of Leon – By the Night gerçeği, Coldplay, Red Hot Chili Peppers, Radiohead, Muse ve bir çoğunu elemek zorunda kalıyorsunuz.

Ben seçimi yaparken daha çok o döneme damga vurmuş ve müzik tarihinde bir şeyleri değiştiren albümleri seçmeye çalıştım. Evet, iki oasis albümü fazla. Duygusallık ağır bastı. Ben Definitely Maybe’yi seviyorum, ama gerçek olan What’s The Story Morning Glory’inin daha güzel olduğu ve İngiltere’de müzik adına çok şeyi etkilediği gerçeği. Son 15 yılda İngiltere’den çıkan bir çok iyi grubun hemen hemen hepsinin ilham kaynaklarından biridir oasis. Türkiye’de kitlesi ve bilinirliği çok fazla olmasa da orası için durum tam tersi. Akan sular filan duruyor.

Bunun dışında Korn’un (bana göre) kendi tarzını yaratmışlığı var. Benzerleri yok ve olacağını da sanmıyorum. Tür benzerleri var ama onların yeri her zaman ayrı olacak. Korn’un ilk albümü de bir devrim niteliğinde.

Yine döneminin en büyük gruplarından The Verve’yi es geçmek doğru olmaz. Omuz atarak, kameraya dik bakışlar atan Richard Ashcroft’u asla unutmayacağız. Grubun üçüncü albümü olan Urban Hymns da tam bir zirve noktasıydı.

Son olarak Arctic Monkeys’i seçtim. Monotonlaşan müzik piyasasına çok iyi girdiler ve gerçekten kaliteli müzik yapıyorlar.

Listede seçilmesi gereken Beastie Boys gerçeği de var ama ne bileyim. Elim gitmedi işte. Genelde seçerken biraz duygusal, birazda dönemi ne kadar etkilediklerine ve şimdiye nasıl izler bıraktıklarına baktım. Umarım mantıklı güzel sonuçlar çıkar.

En iyi 20 albümü seçmek için tıklayınız.