Yeni yılın favori rengi yeniden kırmızı

İki gün üst üste gece / sabah 3’e kadar mesaiye kalınca tabi normal olarak yeni yıla kırmızı ile giriyorum. Yeni yıla girerken göz rengim değişti, artık kan çanağı kırmızısı oldu. Bugün de  sabah yeniden işe gelip toplantı ile kırmızı renkli gözlerime daha kırmızı ekleyip, kalan bir iki beyaz kısımları da yok ediyorum.

Yeni yıla gireceğimiz şu 2010’un yaklaşık son 10 saatinde de 2011 için hazırlık yapacağız heralde. 2011 bize hayırlı mı gelir hayırsız mı ama tatillerin %75’i filan haftasonuna denk geliyor. Bu yüzden ‘heyyo 2011 geliyor!!’ tripleri pek mantıklı değil şimdilik. Ama gene de öncelikle bu yazımı bugün de okuyan bir kaç insanoğlunun yeni yılını kutlar, sevdikleri ile bol bol vakit geçireceği sağlıklı bir 2011 dilerim. (Diğer yıllar için şimdilik söz veremiyorum)

2010’da ne olmuş diye klasik bir konu ile devam edeyim. En sevdiğim iki otomobil markasından ağır basan olan Volkswagen, Wolfsburg’daki fabrikasında 111.111.111. (yaz ile: yüz on bir milyon yüz on bir bin yüz on birinci) arabasını Golf olarak üretmiş. Bu rakamı heralde kimse açıklayamaz. Üretilen arabanında en sevdiğim model olması beni ayrı bir mutlu etti. Bu üretilen arabanın akıbeti hakkındaki bilgiyi şimdi hatırlıyor olamasamda bana verseler hayır demem. Çaktırmadan da DDB’nin Londra ayağının yapmış olduğu reklamı ekledim. Her VW reklamı gibi bu da çok çok başarılı.

2010’dan bu kadar yeterli. 2011’de de şimdilik aldığım süper haber ise oasis’in dağılıp yeniden Beady Eye adı altında Noel’siz toplanmıştı. Beady Eye 2011 yılında ilk albümlerini çıkarıcakmış. Bununla ilgili ilerleyen günlerde daha detaylı bilgi vereceğim, o yüzden şimdilik kısa bir bilgi ile geçiyorum.

Müzikten hemen Fizy.com’un kapanmasıyla 2010 yılı kapatıyorum. Çekememezliğin son noktası bu rezalettir. Bu hareketlerle müzik piyasası sempati kazanmaz, hatta antipatik bir durum oluşur. Daha önce Napster’da bunu gördük, görmeye de devam ediyoruz. Şimdi sen Fizy.com’u kapatınca bu şahsiyetlerin parçaları ve albümleri ne daha çok satılacak ne de bu siteerin farklı versiyonların açılmasına mani olacak. Bugün Fizy.com ise yarın Mizy.com açılır, kısır döngü devam eder. Ama hep kaybeden bu insanlar olur.

Neyse, tekrardan size güzel bir 2011 yılı dilerim. Yüzünüzdeki gülümseme eksik olmasın.

Beady Eye

Vee beklediğim an 2 gün önce 10 Kasım’da gerçekleşti. Noel Gallagher’in ayrılmasından sonra grup oasis adıyla yola devam etmeyeceğini açıklamıştı. Yeni gruplarının adı Beady Eye oldu ve onlarda albümden önce ilk singlelarını yayınladılar. Grubun internet sitesinden parçayı indirebilirsiniz. Çok beğenemedim şarkıyı ama sadece bir defa dinleyebilmiş olmamda bunda etkili tabi. Soundları iyice değişiyor. Eskileri düşünüp 1-2 parçayı o havada yapsalar bare.

Aynı gün içerisinde Scott Pilgrim vs World filmini izledim.Kopuyor film resmen. Aylardır bekliyordum, beklediğime değmiş. Film boyunca grafik animasyonlar sahnelere eşlik ediyor ve çok başarılı kullanılmış bu öğeler. Oyuncular çok başarılı seçilmiş.Özellikle Michael Cera çok iyi bir seçim. Bu aralar kendisi moda oldu. Bu tip gençlik filmlerinde bu yıl kendisini baya gördük. Film bir çizgi roman uyarlaması. Çizgi romanını okumadım ama sanırsam başarılı bir uyarlama olmuş. Filmin konusu aslında çok basit. Bir kızdan (Mary Elizabeth Winstead)  hoşlanan ve onunla çıkmak isteyen Scott (Michael Cera), bu amacı için onun eski sevgilileri ile mücadele etmek zorunda. Ben konusunu bilmeden izlediğim için başlarda afalladım. Daha konusu hakkında detaya girmeyeyim yoksa spoiler manyağı olur burası. Gelelim filmin asıl, en beğendiğim olayına: müziklerine. Mü-kem-mel! Tek kelimeyle mükemmeldi. Gerçekten çok başarılı. Bulu dinlemenizi şiddetle tavsiye ediyorum. Hele filmi izledikten sonra çok güzel gidiyor üstüne. Ahanda playlisti;

01. We Are Sex Bob-omb! – Sex Bob-omb (Beck)
02. Scott Pilgrim – Plumtree
03. I Heard Ramona Sing – Frank Black
04. By Your Side – Beachwood Sparks
05. O Katrina! – Black Lips
06. I’m So Sad, So Very, Very Sad – Crash and the Boys (Broken Social Scene)
07. We Hate You Please Die – Crash and the Boys (Broken Social Scene)
08. Garbage Truck – Sex Bob-omb (Beck)
09. Teenage Dream – T. Rex
10. Sleazy Bed Track – The Bluetones
11. It’s Getting Boring by the Sea – Blood Red Shoes
12. Black Sheep – Metric
13. Threshold – Sex Bob-omb (Beck)
14. Anthems for a Seventeen-Year-Old Girl – Broken Social Scene
15. Under My Thumb – The Rolling Stones
16. Ramona (acoustic) – Beck
17. Ramona – Beck
18. Summertime – Sex Bob-omb (Beck)
19. Threshold (8 Bit) – Brian LeBarton
20. Garbage Truck – Beck (Bonus track)
21. Threshold – Beck (Bonus track)
22. Summertime – Beck (Bonus track)

Bunların üzerine şunu da belirtmek istiyorum; artık çizgi romanlar eskisi gibi değil. Çizimler çok fazla mangaya kaçıyor. Ben mangayı çok sevmediğim için böyle diyorum tabi ki de. Neyse…

Bu arada bu spiker arkadaşlara şunu öğretmek lazım: Istanbul değil İstanbul. Dikkat ettikçe kulağımı tırmalıyor. “İ” ile yazılıyor “I” ile değil. Yeter artık ama.

Plajlarda dikkat edin artık kendinize. Sapıklar için yeni önlem almak için plajlara mobese kameraları kuracaklarmış. Sapıklar bahane üstsüz turistler şahane! Dikizleme Günlüğü’nü okumaya başladığımdan beri bu tip haberler ve olaylar daha gözüme batar oldu. Kamera kamera her yerde izleniyoruz artık. Huzur kalmadı. The Truman Show’dan sonra kendimizi ancak toparladık derken yaşamımızda bunlara şahit olur olduk. Sapıklara karşı önlem almak gerekiyor evet ama bu şekilde mi?

Şu reklamla yazıya devam edip;

 

 

son olarak da şunu söylemek istiyorum: Bir kişi düşünün, onu hiç görmediniz ve onunla yaşamadınız. Ama onu çok özlüyorsunuz… Böyle bir şeyin nasıl mümkün olduğunu anlamak için alim olmaya gerek yok, çünkü bir millet onu çok özlüyor… 1938’den beri çok özlüyor…