Neler oluyor bir anlasak…

Şu son günlerde neler oluyor bir anlasak. İyice çığırından çıktı olaylar. Kürtaj ile başladı, cami ile devam etti ve şimdi de uçuş sektöründeki çalışanlar için grev yasağı. Ee pes artık. Sondan mı başlasam bilemedim ama insanların elinden grev hakkını almak ne demek? İnsanlar grev yapanları destekledi diye bir SMS ile işten atmak normal, grev yapmaları mı anormal? Hepsi birden grev yaptıklarında hepsini mi işten atacaklar acaba? Ne olacak? O kadar saçma ki şu olay. Tamam insanlar mağdur kaldılar uçuşlar iptal oldu diye filan da insanlar haklarını savunmasın diye umursamazca diktatör triplerinin anlamı nedir ki? Bu ülkede milletvekili değilsen zaten çalışan olmak zulümdür. Her güzellik kendilerine anında çıkarken, normal çalışanlar için bir gram iş yapmak aylarca sürer. İki yıl sonra emekli olabilecekler zaten, sorun da yok onlar için.

Bundan önce de Çamlıca’nın tepesine her yerden görünen, en büyük cami yaptırma olayı. Yani ne anlamsız bir hayaldir ya. En güzel cami deseler anlam kazanacak ama maalesef ki düşünce bu değil. Bende İstanbul’a hatta tüm illere her yerden görünen, adam gibi düzgün eğitim veren okullar hayal ediyorum, istiyorum. Yapılabilir mi? Hayır. Çünkü içindeki sistemi can sıkıldıkça her sene değiştirdikleri için çocukların kafalarında hep sorular var: Seneye ne olacak acaba diye. Cami yaptırmak bir amaca hizmet için olabilir, dini her şeye alet etmek için olmaz. Her yerden görünen cami yaptırdık, bize oy verin hey hey hey. Bu nedir ya? Bir kelimenin gücü bu kadar basit aslında ama amaç farklı işte. Büyüklük değil işlevsellik önemli. İstanbul’da kalan son yeşil alanlara da betonlar dökelim. Acaba orada buna ihtiyaç var mı? İhtiyacı olan yerlere baksak önce… Yazık…

Kürtaj olayına diyecek bir şey yok zaten. Ne desek boş. En son bir de “siz doğurun, devlet bakar” cümlesi çıktı. Tecavüze uğramış (tecavüz edenler zaten hep salınıyor, tecavüz ettikleri insanların hep kendi istekleri ile tecavüze uğramış oluyor(!) ), bununla ilgili suçluların sırtı sıvazlanmış, üstüne de çocuğuna el koy. Zaten tecavüz değil bunlar. Mantıken değil. Hep kendi istekleri ile olduğu için tecavüz olamaz ki… Milli gelir insanlara her geçen gün daha da yetmezken üçten beşe çıkan çocuk emri sayısına rağmen zaten eksik olan okul sayıları da umursanılmazken akıllar başka yerlerde. Hani bunlarla ilgili yazmayayım diyorum ama o kadar sabır zorlanıyor ki artık, evdeki huzurumuz kaçıyor. O kadar ileri ki demokrasi böylesi hiç görülmedi. Bu eskiden kupon dağıtan gazetelerin kafası biraz da. Süper kupon, mega kupon, süper mega kupon, ultra mega süper kupon … gidiyor böyle. Kendi kendine icat edilmiş ileri’nin bir sonraki aşaması ne acaba? süper ileri? en ileri? ilerinin ilerisi? Önerisi olan var mı?

Uçuş modu

Şimdi şöyle bir durum var: Türk Hava Yolları’nın herhangi bir uçuşunda anons der ki; “Lütfen cep telefonlarınızın kapalı veya uçuş moduna alındığından emin olun.” Güzel de der. Ama Pegasus veya Sun Express uçuşlarında telefonlarımızın kapalı olmasını isterler. Her iki durumda da bir ortak nokta da vardır. İnişte ve kalkışta tüm elektronik cihazlar kapalı olmalıdır. Şimdi çelişkiye nereden başlasam bilemedim. Uçuş modu demek telefonun mobil şebekesini kapatmak demek. Telefonu bir cihaz olarak kullanmaya devam edebiliriz. Mp3 çalar, bir oyun konsolu vb gibi. Ama sonuçta telefonu kapatmamış oluyoruz. Bu durumda aklıma iki soru geliyor:
1) THY’nin uçakları teknoloji olarak diğerlerinden üstün ki kapatmasak da uçuş modunda kullansak yeterli. Zarar vermek gibi bir durumu yok. Ama gene bu durumda diğer firmaların uçakları eski ve uçuş modunda dahi sorun çıkarabilir.
2) Eğer ben inişte ve kalkışta tüm elektronik cihazları kapatmalıysam nasıl telefonu uçuş modunda kullanabilirim? Kapalı olması gerekiyor demek tamamen kapanması gerekiyor demek. Uçuş modunda kapanmıyor ki telefon.

Bu durumlardan şunu çıkarıyorum ki uçakların iniş ve kalkışlarında aslında mp3 çalar da bir zarar vermiyor. Sadece güvenlik ayağına kapalı olsun, sonra bir şey olursa bak bu yüzden oldu denmesin. Veya da ben ona uçuş modu filan anlatana kadar kapatsın toptan işte sonra yanlış anlaşılma olur ve bir sorun çıkabilir. Veya da tüm bunların aksine THY kendi müşteri profilinin zaten bunu bildiğini ve diğerlerinden ayrı olduğunu düşünüyor ki bence en kuvvetli muhtemel olasılık bu. Aslında işin aslı herkes kendini bir şekilde garantiye almak istiyor ama çelişkiler ortada öylece duruyor…

Van’a yardım etmek isteyenlere…

Her yerlerde var ama hepsini toplayıp yazmak istedim. Van’a yardım etmek isteyenlere çeşitli alternatifleri bir araya getirmek gerek.

Yalnız Değilsin Van ile başlayayım.

Yurtiçi Kargo, MNG Kargo ve PTT Kargo yardım için gönderilen paketleri bedavaya taşıyacağını açıkladı. Yurtiçi Kargo’nun ilan ettiği ihtiyaç listesi: Çadır, kışlık bebek giysileri, battaniye, bebek maması, bebek bezi, kışlık/polar giysiler, pet şişede su, elektrik gerektirmeyecek her türlü ısıtıcı. Yurtiçi Kargo şubelerinin hepsi bu olaydan da haberdar değilmiş. Böyle bir sorunla karşılaşırsanız o şubeye Call Center’ı aramasını isteyin. Ben bunu yazarken Aras Kargo’nun da gönderimleri ücretsiz yaptığını öğrendim.

Kadıköy Belediyesi 24 ayrı noktada yardım topluyor. Bu linkten ulaşabilirsiniz. Ayrıca 0216 542 50 55 numaralı telefondan nelere ihtiyaç var bilgisine ulaşabilirsiniz.

Ayrıca Google kişi bulucusunu Van içinde yapmış. Bu linkten ulaşabilirsiniz.

Ayrıca sabah 07:00’den akşam 18:00’e kadar kadar Merter Migros ve Optimum AVM önünde yardım kamyonlarında erzak toplanıyor olacak. Alem FM’in olsa gerek bu kamyonlar.

Bunların dışında 2930’a Akut yazan bir mesaj atarak 5 TL bağışta bulunabilirsiniz.

Türk Kızılay’ı üzerinden yardım etmek isteyenler 168‘ı arayarak bilgi alabilirler.

Kızılay’ın Ankara’daki yardım hattı numaraları ise şöyle: 0 312 alan koduyla 245 45 00 ve 430 18 14.

Kızılay Afet Merkezi İstanbul Masası için ise, 0 216 alan kodu ile 517 08 00 numaralı telefondan ulaşabilirsiniz.

Şişli Belediyesi de yardım masası kurdu. Buraya da 0212 alan kodu ile 288 75 76 telefon numaralı Mavi Masa üzerinden yardımda bulunulabilir.

Erciş Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı da yardım kampanyası yürütüyor. Bunun için de 0432 alan kodu ile 351 59 06 numaralı telefondan bilgi alınabilir.

Arama ve Kurtarma eğitimi almış olan arkadaşlar THY uçakları ile bölgeye ücretsiz olarak ulaştırılıyor. Tel: 0 212 217 04 10 . Ayrıca Van içinde bilet fiyatlarını minimuma çekmiş durumdalar.

Ayrıca bölgenin iletişim numaraları:

Van Valiliği Tel: +90 432. 214 9642 Fax: +90 432. 215 86 17

iletişimTürk Kızılayı Van Şube Başkanı: YALÇIN ÖZDEMİR
Şube Adresi: ALİ PAŞA MAHALLESİ SIHKE CAD. NO:148 65100 VAN
Telefon Noları: 0432. 210 0303 —- 0432. 216 2551 Faks No: 0432. 216 25 51

Türk Kızılayı Erciş Şube Başkanı: SELÇUK BAYRAKTAR
Şube Adresi: ÖZDEMİR HANOĞLU CAD. İLÇE KÜTÜPHANESİ NO: 1 ERCİŞ / VAN
Telefon Nosu: 0432.351 6215 Faks No: 0432. 351 61 19

Erciş Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı: 0 432. 351 5906

Kızılay Afet Merkezi (İstanbul): 0 216. 517 0800
AFOM Kızılay Yardım Hattı: 0 312. 245 4500 —- 0 312. 430 1814
Tel: +90 312. 430 23 00 (Pbx)
Fax: +90 312. 430 01 75
E-mail: info@kizilay.org.tr
E-mail: basinyayin@kizilay.org.tr
E-mail: genelmudur@kizilay.org.tr
Ataç-1 Sokak No:32 Yenişehir/ANKARA

Best Van Tur (444 00 65) ve Van Gölü Turizm (444 65 65) telefon numaraları ile irtibat kurup, kıyafet ve yiyecek yollanabiliyor.

T.C. ERCİŞ KAYMAKAMLIĞI Adres : Hükümet Konağı 65400 Erciş / VAN
Telefon : 0432. 351 60 03 – 0 432. 351 93 71
Faks : 0 432. 351 52 29
E-Posta : kaymakamlik@ercis.gov.tr

Erciş Belediyesi Telefonu faksı ve mail adresi
Tlf : 0 432. 351 62 00 —–0 432. 351 60 18
Fax : 0432. 354 22 55
E-mail : ercisbelediyesi@hotmail.com
E-mail : ercisbelediyesi@ercis.bel.tr

Not: Bilgiler çeşitli yerlerden alıntıdır. Eksik veya unuttuğum bilgiler varsa bilgilendirirseniz eklerim.

İştahım açıldığı gibi kaçtı!

Akşam akşam okuduğum bir haber ile cinlerim tepeme çıktı. O konuya en son değineceğim. Sakinleşirsem tabi o ayrı.

Öncelikle ne kadar zamandır paylaşmak istediğim bir videoyu paylaşıcağım. Facebook’da bir arkadaşımın paylaştığı bir video aslında. Geleceğin mobilyaları diye bir video ama yaratıcılık ve pratiklik hat safada. Yatağa dönüşen bilgisayar masası veya camsız vitrin gibi raflı bir sistem; aslında 4-5 tane sehpanın üst üste konulmasından oluşan bir sistem. En üstteki sehpayı alıp asıl amacı içinde kullanabilirsiniz filan. Gerçekten çok şekil ürünler var. Var ama fiyatlarını tahmin bile etmek istemiyorum. Burada videoyu izleyebilirsiniz.

Bayadır paylaşmayı düşündüğüm şeylerden bir taneside Pegasus Havayolları’nın uçuş güvenlik videosu. THY’nin ki animasyon ve bayadır da yayında. Pegasus da küçük çocukları oynatarak esprili bir hava katmaya çalışmış ve başarmış. Baya hoş olmuş. Ama ben hiç İngilizcesini görmedim. Yani Türkçe bilmeyen yolcular nasıl anlayacak videoyu o ayrı bir soru işareti.

THY demişken onlar da bombayı patlatmış ve Kobe Bryant ile marka tanıtım elçiliği için anlaşmışlar. Yani Amerika’da THY tanıtımlarında Kobe Bryant’ı bol bol görüceğiz. Manchester United, Barcelona ve Eurolegue’nin tarihinde ilk sponsorluğundan sonra Kobe Bryant ile Amerika’da tanıtım yaptırmak büyük iş.

Amerika’da demişken olayı KFC’ye bağlayayım bare. Bundan 4 sene önce İspanya’da KFC’de yediğim ürünü KFC Türkiye daha yeni ülkemize getirerek büyük bir başarıya imza atmış oldu. Şu yeni çıkan Tower Burger’den bahsediyorum. Ama anlamadığım şey neden bu kadar geç geliyor bu ürünler. Fast Food tüketimi ülkemizde hat safada olmasına rağmen bu tip ürünler ya gelmiyor ya geç geliyor. Yalnız Tower Burger de baya lezzetli, tavsiye ederim. Ama asıl ürün Amerika’da geçen aylarda çıkan bir ürün. Ekmeksiz sandwiç. Double Down adındaki ürün iki tavuk arasında iki peynir arasında iki domuz salamı. At o domuz salamını koy onun yerine jambon efsane olur. Kalori patlaması bir kenara ama böyle arada kaçamak amaçlı yenir her türlü. (Tower Burger’in fotoğrafını koyucaktım ama yazıyı yazarken aklıma bu geldi, haliyle de bunun resmini koydum. Ee açık ara ile yani…)

İştahımız açıldığına göre şimdi de onu kaçırma vakti geldi. Malumunuz en pahalı akaryakıt Türkiye’de. En son gelen zamlarla 97 oktan benzinin fiyatı 4.01 TL oldu. Katar’da benzin sudan ucuz bu arada. Lafın gelişi değil yani cidden öyle. Ama bizde de benzin bu günleri gördü işte. Ama maalesefki buna tepki ancak lafta olabiliyor. Hala hergün binlerce 0 km otomobil trafiğe çıkıyor. Kimse arabasıyla çıkmayıp, yollarda tepki olarak yürüse filan, devlet insanların tepkisini anlar aslında. Aynı metrobüs fiyatlarının artışına gösterdiğimiz tepkiyi gösteriyoruz, hiç bir şey yapmıyoruz. Öyle bir milletiz ki sömürülmek bize koymuyor, zaten göstersende coplarla dayak yiyorsun. Demokratik bir ülkede tepkini gösterdiğin için suçlu sayılıyorsun. Neyse…