Geç kalmışım

Bugün okuduğum habere göre yurtdışından alınan telefonları Türkiye’de kullanabilmek için 100 TL harç ödeyecekmişiz. Bu harç değil haraç aslında. Hangi mantıkla olduğunu izah edebilirler mi? Hayır. Bunu yeni öğrendim, şansa. Baya da doldum. Buna en büyük tepkiyi de gurbetçiler gösteriyor. Sonuna kadar da haklılar. Ülkesine iki ay tatile geliyor, onda da telefonunu kullanabilmesi için 100 TL para vermek zorunda. Zaten yaşadıkları ülkeler onlara yeterince ızdırap oluyorken kendi vatanları da vuruyor. Hoş yaşadıkları yerlerde ne kadar ızdırap yaşıyorlar bilemeyeceğim ama herkesin durumu iyi değildir sonuçta.

Ama cidden nedir bunun mantığı? Hangi kafa yurtdışından getirdiğin telefonu kullanman için ekstra para alır senden. Herşeyi kulbuna uydurmak bu. Oradan vergisini geri aldık derken kendi devletim bana geçiriyor. Bunlar ilerde de değişmez. Yeni gelen olursa aynen devam. Ee devletin cebi doluyor. Veren değil de alan çok memnun. Sonra çıkıp sizin için çalışıyoruz, sizin için yaptık demeyin. Ben yemiyorum. Benden aldığınız ekstra bilmem ne vergileri ve herç adı altında topladığınız haraçlar ile bana yapmak zorunda olduğunuz hizmeti sağlıyorsunuz sadece. Buna mecbursunuz. Ekstra yapılan bir şey yok.

Gündemde baya baya iç karartıcı, hep olumsuz haberler var. İnsanlar hep cinnet modunda. Ya savaş çıkacak mı? Ya şike var mı? Olayların sorumluları ne olacak? vs vs. Ülkede adalete güvenen insan kalmamış, polis adam dövüyor sonra elimiz acıdı diye dövdükleri adamı dava ediyorlar filan. Sonra çıkıp reklamlarını yapıyorlar halk için varız tadında. Normal televizyon kanallarını izlemez oldum. İstemiyorum çünkü, içimden gelmiyor. Nesini izleyeceğim ki zaten? Hep olumsuz, hep olumsuz. İnsanlar cidden bıktı artık bunlardan.

Mantık fışkırıyor

Ne kadar mantıklı değil mi? Örgüt kurup şike yaptı, yaptırdı diye adamı cezaya çarptırıyorsun ama şike yaptığını resmileştirdiğin diğer 3. şahıslara ceza dahi vermiyorsun. Çok mantıklı gerçekten. Dışarıdan bakıldığında o kadar komik ki durum. Bunun resmen adam bitirme operasyonu olduğu ortada. Göstere göstere yapıyorlar. Üstüne gündem değiştirmek için bunu Sivas katliamının yıl dönümünde yapıyorlar. Ne hallere düştük biz ya…

Kimse de sütten çıkmış ak kaşık değil bu arada. Diğer takım taraftarları da şike resmileşti, tuttuğum takım ile gurur duyuruyorum diye ayaklara yatmasın. Yasalaştığı için ceza alıyor bu kişiler. Eskiden yasalaşmadığı için yapılanlar unutuldu diye bir durum yok. Şike yapan oyuncu çıkıp “Evet, para aldım” demişken çok fazla konuşmaya da gerek yok. Bütün takımlar birbirinin aynısı bu konuda. Kimse temiz değil. Sadece taraftarın gözüne girmek, şov yapmak için televizyonlara konuşuyorlar. İnananlar da inanıyor işte. Televizyonlar da haber çıktı, gündem çıktı, gelsin reklamlar, paralar modunda halay çekiyor. Devletin kafası da rahat. Bu tip paravanların arkasında neler dönüyor kim bilir.

Bizi futboldan soğuttunuz ve bunu devamlı gündemde tutup, ne kadar uzatabiliriz diye uğraşıp tüm sezona, hatta tatile bile yaydınız. Kim neden inansın ki şimdi geçmişe de geleceğe de? Her sezon sonunda bu da mı tiyatro acaba? diye düşünmeden kim durabilecek?

Neler olmamış ki…

Baya oldu, baya birikti. Birikmemesi elde mi? Bin çocuk devletin sütünden zehirleniyor ama hatayı kabul eden yok. Sütü satan masum, sütü veren masum, sütten zehirlenen onca çocuk suçlu. Tesadüfen de hepsi aynı alerjiye sahip. Bak Allah’ın işine. Yoksa çok içtikleri için mi oldu? Çok da değil 200 ml… Yeni nesil çocukları ve insanları çok nankör. Sen onlara iyilik yap onlar çocukları hasta oldu diye seni suçlasın. Çocuğu bozuksa devlet ne yapsın?

4+4+4 yanlış. Ya 4+4+2 olur ya da 4+2+4 olur. Hala öğrenemediniz mi kaleci dışında sahada 10 kişi olur… Dur ne eğitimi?..

Şike şike şikelediler. Şike var dediler, bir ton dosyalar, bahanelerle insanları hapse attılar, orada tuttular / tutuyorlar ama gel gör ki neredeyse bir sene oldu ama şike sahaya inmemiş yeni anladılar. Sahaya inmeyen şike ne demek? Sahaya inmemiş şike neden yapılır? Hadi sahaya inmedi diyelim, nerede kaldı peki? O zaman o adamları neden tuttunuz o kadar içeride? Hepsini geçtim, madem şike yok neden teşebbüse olan ceza değişiyor? Bence bunca zaman nasıl çeviririzi mi düşündüler? Korkma kuzum ben bir şey yapmam sadece soruyorum. Mesela dün 58. madde değişirse keserim, yıkarım, çekilirim, çeker giderim böhühü diyen yönetici arkadaş basın açıklamasında bununla ilgili bir kelam etmemiş. Orada oturup bunları bize sunan basın mensupları da sormamış. Soramamış mı yoksa? Burada olay takımı yüzünden yüklenmek değil. Bir laf söyledin, yapacaksın. Sözünü tutacak cesaretin yoksa o sözü vermeyeceksin. Bunun rengi, ırkı, dini olmaz. Herkes için geçerlidir. Bakınız Emre ve ırkçılık olayı. Ne olay Emre ne de Fenerbahçe. Olay ırkçılık, terbiyesizlik, çirkinlik. Nouma bir halt etti direk kovuldu. Beşiktaş altyapısındaki çocuk attığı tweet yüzünden kovuldu. Kimse kulüpten büyük değildir. Yürek lazım bazı şeylere, yerse…

İnsanlar şunu anlamıyor. Yok marka değeri bilmem ne, geçin bunları. Anla artık ben olmasam sen olmazdın! Sen varsın diye de ben varım!

Ya sabır…

Bu aralar çok spor ve futbol temalı oldu ama cidden o bölgede hareketlilik fazla. Dün de yeni şike yasası meclisten geçti ve onaylandı vs vs… Bu yasa ile şike cezaları baya bir düşürüldü. Ağır ceza mahkemelerinden sulh ve asliye mahkemelerine devredildi. Tek iyi tarafı sporda şiddet olaylarının cezaları ağırlaştırıldı. Onun dışındakiler düşürüldü ve cezaları kaldırıldı. Genel olarak klüpler birliğinin istediği her şey oldu. Zaten senelerdir adam gibi bir karar veremeyen 18 tane adam, şike soruşturmasından sonra ne olduysa omuz omuza verip kararlar almaya başladılar. İşlerine gelince hemencik birlik olabiliyorlarmış. Yoksa başları sıkışınca ya da etekleri tutuşunca mı demeliyim?

Dün gece de herkese değil de Beşiktaş’ın rakiplerine ya sabır çektirecek bir haber geldi. Los Angeles Lakers’ın başarılı oyuncusu Lamar Odom ile NBA’daki lokavt bitene kadar anlaşmış Beşiktaş. Semih Erden’in parmağının kırılması ve iki ay salonlardan uzak kalacağının öğrenilmesinin ardından bir kaç alternatife yönelmişti Beşiktaş. Diğerlerinden olumsuz yanıt alınca Odom ile anlaşmaya varıldı. Umarım lokavt daha uzun süre bitmez, hatta bu sene NBA oynanmaz da bir tane şampiyonluk görürüz. Yoksa onu da göreceğimiz filan yok yani. Ama her sene yaşanan sorunları bu sene de yaşayacağımız belli. İki yıldızın parası ödenir diğer oyuncuların ödenmez, huzursuzluk başlar. Huzursuzluk ile de düşüş. Umarım yaşanmaz diyeceğim ama hiç umutlu değilim bu konuda. Hayırlısı…

Rüya ötesi

Deron Williams formayı giymiş, sıra Kobe’de diye bir yorum yaptım. O forma ne kötüdür ama ya. Özellikle reklam kısmı. Böyle en uyduruk baskı ile yapılmış. Şu lokavt uzun sürse de biz batarken bari takım başarılı olsun. Ama yani Kobe Bryant muhabbeti ilk geçerken Ergin Ataman ne güzel trollüyor diyordum, meğersem ciddiymiş. Düşünsene geldiğini. NBA’in en iyi oyuncusu bizim takımda forma giyecek. O takımdaki genç oyuncular gece uykulu gözlerle izleyebildiği adamla aynı salonda olacak. Ama tabi önce gelmesi lazım. Öyle bir takımız ki biz imzayı atar, tam gelecek lokavt biter, imzaladığı ile kalır. Biz de patlarız işte. Ama belki forma filan basılırsa resmi o bile bize yeter haha. Bu kadar sığ düşünebiliyoruz bazen, çünkü bu yaşanan hayalden de öte bir şey. Kelimeler yetersiz kalıyor o derece yani. Hayırlısı ama bakalım ne olacak.

Cola Turka saçmalığı tam gitti derken formanın arkasına Ülker saçmalığı geldi. Başarısız işte tasarımlarınız neden değiştirmiyorsunuz anlamadım. Siyah beyaz olunca az da olsa yırtıyor ama gene kötü gene kötü. Toyota da fena durmamış aslında. Umduğumdan biraz daha vasat gibi ama bir BEKO değil tabi ki de.

Şimdi de 2005-2006 sezonuna dadanmışlar. İyice çığrından çıktılar. Senelerce oturun, şimdi aksiyon arayın. Hay Allahım ya. Otursunlar tüm sezonları didiklesinler o zaman. Cidden baydı bu konu. Derbiler de şike var diye sağdan soldan laflar duyuyoruz. Mantıklı mı bu denenler ya? Akıl var mantık var. Cidden içler acısı insanların düşünceleri. İyice cılkını çıkardılar.

Bu nasıl iş ya? Bir gün yazmadık diye günlük ziyaretçi beşe düşer mi? Vah halimize. 

Ofis insan tiplemesi

Yurdum ofis insanı kışın hava soğuk der dışarı çıkmaz, yazın sıcak der dışarı çıkmaz. Klima mahkumu olmuş, sanki yaşamının her anı klima varmış gibi hareket eder. Elimde olsa hiç klima kullanmam. Yazın ortasında burnumu çekiyorum. Neden? Çünkü ofisteki klima bir soğutuyor, bir duruyor, sonra yeniden soğutuyor. Ama az uz değil, hırka ile oturtacak kadar soğutuyor. Ortası yok işte. Memnun olmak nasıl mümkün anlamıyorum. Bundan seneler önce klima ile mi yaşardık? Gayette klimasız mutlu mesut yaşardık. Nedir bu klima bağımlılığı anlamadım.

Abi yok Denizli’ye gidecekseniz otobüs ile gitmeyin sakın. Net. 11.5 saat otobüs yolculuğu çekilir mi ya? Biri İzmir üzerinden içine girerek gider, diğeri Eskişehir üzerinden geri döner. Sanki saat kısıtlaması var, illa 11 saatten fazla sürecek yol. Zaten boy da uzun, uyuyamıyorum. Kıvrılmaya çalışıyorum her yerim tutuluyor, ağrıyor. Aman dikkat diyeyim.

Federasyon şovu devam ediyor. Cenevre’ye gitmişler de bilmem neymiş de. Sırf laga luga. Süper kupa finali ertelenmiş. 31 Temmuz’daki maçı erteledin de 5 Ağustos’ta lig başlıyor koçum! 5 gün sonra demek oluyor bu. Hani matematik yoksunuysa belirtmek lazım. Şimdi gene toplanırlar, ligi erteledik biz derler. İş yapmış gibi de pişkin pişkin konuşurlar. Biri bir yandan hala ajitasyon triplerinde zaten. Hala bizsiz lig olmaz diyor. Şaka gibi yalnız. Çok komiğiz ya. Yalnız bu işin altından başka bir olaylar çıkacak, futbol dışı. Hissediyorum artık. Her seçim sonrası bir balyozmuş, bir bilmem neymiş deyip adamları tutukluyorlardı, işte yenisi bu. Gelenek bozulmadı. Birileri bizi sevmiyor, karşı çıkıyor tribine girdi mi hoop içeri! Neyse, aman dikkat diyelm…

Nedir bu şike muhabbeti?

Şike de şike… Yürümüş gidiyor bu muhabbet. Şimdi bize de sıçradı, sırada kim var meçhul. En ufak inancım yoktu zaten temizliğini şu ligin de sadece 3-5 kurban ile bu işi temizleyebileceklerine inanıyorlarsa işte o zaman sorun vardır. Yıllardır neler dönüyor kim bilir… Emin olun Galatasaray da potada olsaydı ondan da 3-4 kişi sorgulanıyor olurdu şu an. En büyük şansları rezalet bir sezon geçirmeleri. Ama başkanları Ünal Bey’in bunu göz ardı etmesi cidden komik. Garip çıkışlar filan yapıyor. Daha ortada net, yüzde yüz bir kanıt yokken bu kadar acemice çıkışlar ve zamanlamaları cidden üzücü. Kendi takımının olmadığını öğrendikten 24 saat geçmeden hemen saldırıya geçti. Kendi taraftarının bile hepsini mutlu etmedi bu açıklama. Aslında tüm olay farklı bir amaç üzerine kurulmuş ya neyse. Büyük kitlelere hitap etme ve bu kadar büyük paraların döndüğü bir sektörü ele geçirmek kadar güzel bir hayal olabilir mi?

Meanwhile” diye bir tabir vardır İngilizce’de, “bu esnada, bu sırada” anlamına gelen. İşte bu şike olaylarını ekranın sol tarafına çekelim ve “bu esnada” siyasette ne oluyor diye bir bakalım dediğimizde o kadar şey kaçırdığımızı fark ediyoruz ki… Futbol her zaman bir uyutma aracı olmuştur. Mutlu anları ile de mutsuz anları ile de her zaman bir gölgeleme, saklama aracıdır. Futbolun bir yaşam biçimi olma olayı da budur bu ülkede…

Size de önerim uyumamanız, gerçeği görmeniz…