70. Altın Küre Ödülleri

70th Golden Globes Awards70. Altın Küre Ödülleri sahipleri bu sabaha karşı sahiplerini buldu. Malumunuz Altın Küre Ödülleri, Oscar’ın habercisi olduğu gibi, Oscar alamayanların da telafisi olabiliyor. Bir çok örneğini gördük bunun. Ya favoriler burada kazanıp, Oscar da alıyor, ya da sürpriz film / oyuncular burada kazanıp, Oscar da havayı alıyor.

Bu senenin de en büyük adayları hep yaşasın Amerika temalı. Malumunuz biri Altın Küre’de de en iyi film ve yönetmenin sahibi Argo, biri Lincoln ve sonuncusu da Kathryn Bigelow’un Zero Dark Thirty’isi. Sefiller’i ayrı bir tarafta tutuyorum. Life of Pi ve Silver Linings Playbook umutluca bekleyip yan ödüllerden kazanmayı umacaklar.

Benim adayları ilk gördüğüm de ilk tepkim Cloud Atlas nerede? olmuştu. Sorumun cevabını gişede patladığı için orada yok diye aldım. Yani müzikle bile giremiyorsa başka şeyler de ararım bu işte. Neyse, Altın Küre ödüllerine dönersek; en iyi komedi / müzikal dalında Salmon Fishing In the Yemen’i görünce baya şaşırdım. Gerçekten çok güzel filmdi. Bunun dışında The Best Exotic Marigold Hotel de kadrosunun kalitesiyle oraya girmiş olmalı. Sürpriz adaylar, lakin kazanmaları mümkün değildi. Rakipleri Les Miserables olunca, pek şansınız olmuyor.

daniel day-lewis.jpgEn iyi erkek oyuncu listesinde Daniel Day-Lewis varken o salonda bulunmasanız da olabilir. Adam yok edici, direk alıyor ödülü. Oscarlarda da performansı dışında, oynadığı rol gerekiği de kesin kazananı olacaktır. Liam Neeson’ın vazgeçmesinden sonra o rolü alan Day-Lewis hakkını vermiş her zaman ki gibi. Daha izlemedik ama tahmin edebiliyoruz. Ama sanki yüz hatları ile Liam Neeson daha uyuyormuş gibi geldi bana.

Haneke-70th-golden-globe-awardsEn iyi yabancı filmi bir Avusturyalı’dan aldı Avusturyalı Haneke. O da bu senenin favorilerinden. Dizilere gelirsek, Homeland gene sildi süpürdü kendi kısımlarını. Fakat Benedict Cumberbatch’in Sherlock ile ödülü almasını beklerdim. Gerçekten o dizide bir başka oynuyor adam. Adele’nin en iyi film şarkısı ödülünü almaya sahneye geldiğinde Jennifer Lopez’in yanında anneannesi gibi görünmesi de komikti. Adele tatilde ekstra kilo almış gibi.

Ben AffleckEn iyi yönetmen de adaylar gösterilirken Tarantino’nun şampanyasından yudumlayıp, ağzından fışkırtması güzeldi. Ben Affleck’in de Argo’nun yapımcısı George Clooney’e teşekkür etmeyi unutması, sonra karısı Jennifer Garner’ın ödül vermeye çıktığında kocası adına teşekkür etmesi, onun da üstüne George Clooney’ın ödül vermeye çıktığında sahnede lafı sokması komik anlardandı. Ama tabi ki Will Farrel gerçeği ödül verirken bile sahnedeydi. Adam nerede, nasıl mizah yapacağını çok iyi biliyor.

Kazananların adaysız listesini yazayım dedim. Adaylar da işin içine dahil olunca liste çok uzuyor.

Best Motion Picture – Drama

“Argo” – WINNER

Best Motion Picture – Comedy Or Musical

“Les Miserables”

Best Performance by an Actor in a Motion Picture – Drama

Daniel Day-Lewis, “Lincoln” – WINNER

Best Performance by an Actress in a Motion Picture – Drama

Jessica Chastain, “Zero Dark Thirty” – WINNER

Best Performance by an Actress in a Motion Picture – Comedy Or Musical

Jennifer Lawrence, “Silver Linings Playbook” – WINNER

Best Performance by an Actor in a Motion Picture – Comedy Or Musical

Hugh Jackman, “Les Miserables” – WINNER

Best Performance by an Actress In A Supporting Role in a Motion Picture

Anne Hathaway, “Les Miserables” – WINNER

Best Performance by an Actor In A Supporting Role in a Motion Picture

Christoph Waltz, “Django Unchained” – WINNER

Best Director – Motion Picture

Ben Affleck, “Argo” – WINNER

Best Screenplay – Motion Picture

“Django Unchained” – WINNER

Best Animated Feature Film

“Brave” – WINNER

Best Foreign Language Film

“Amour” – WINNER

Best Original Score – Motion Picture

“Life of Pi” – WINNER

Best Original Song – Motion Picture

“SKYFALL” — “Skyfall”
Music by: Adele, Paul Epworth Lyrics by: Adele, Paul Epworth – WINNER

Best Television Series – Drama

“Homeland” – WINNER

Best Television Series – Comedy Or Musical

“Girls” – WINNER

Best Performance by an Actor in a Television Series – Drama

Damian Lewis, “Homeland” – WINNER

Best Performance by an Actress In A Television Series – Drama

Claire Danes, “Homeland” – WINNER

Best Performance by an Actress In A Television Series – Comedy Or Musical

Lena Dunham, “Girls” – WINNER

Best Performance by an Actor In A Television Series – Comedy Or Musical

Don Cheadle, “House of Lies” – WINNER

Best Performance by an Actor in a Mini-Series or a Motion Picture Made for Television

Kevin Costner, “Hatfields & McCoys” – WINNER

Best Performance by an Actress in a Mini-Series or a Motion Picture Made for Television

Julianne Moore, “Game Change” – WINNER

Best Performance by an Actress in a Supporting Role in a Series, Mini-Series or Motion Picture Made for Television

Maggie Smith, “Downton Abbey” – WINNER

Best Performance by an Actor in a Supporting Role in a Series, Mini-Series or Motion Picture Made for Television

Ed Harris, “Game Change” – WINNER

Best Mini-Series Or Motion Picture Made for Television

“Game Change” – WINNER

Sherlock

Baya uzun zamandır yazmak istiyordum bu diziyi ama bir türlü fırsatını bulamamıştım. Daha en başında bunu söylemek ne kadar doğru ama kimsenin de bu diziye layık bir yazı yazabileceğini sanmıyorum. Çünkü gerçekten dizi mükemmel ötesi. Replikleri olsun, karakterleri olsun, hikayeleri olsun bir çok filmden bile çok daha başarılı. Sezon başına sadece üç bölüm çekiliyor. Bu sene ikinci sezonu bitti ve biz o çok kıymetli üç bölüm için bir sene daha beklemek zorundayız. Tadı damağında kalma olayı var ya, işte onu hissi bu dizide aşırı fazla hissediyorsunuz. Hele ki ikinci sezonun ilk bölümü “A Scandal in Belgravia” dizi tarihine en iyi sezon girişi yapan bölümdü. Ben daha önce bir diziyi izlerken bu kadar heyecanı Carnivale’de yaşamıştım. Gerçekten hepimizin aldığı ifade “Sherlocked” oldu.

Diğer Sherlock Holmes’lerden farklı olarak dizi günümüzde geçiyor. Günümüzün teknolojisinden fazla yararlanıyor olabilir ama yine de baktığı gibi her şeyi analiz edebilen bir Holmes var karşımızda. Bu özelliği bile herkesi etkilemeyi ve şaşırtmaya yetiyor. Klasik çağında geçenden farklı olarak Dr. Watson’ın yazdıkları anında yayınlanabiliyor. Kendi bloguna yazdıkları sayesinde hayranları da onları takip edebiliyor. Zaten dizinin en güzel yanlarından biri de bu. Bu kadar iyi işlenebilmesinin sebeplerinden biri de bu da diyebiliriz. Günümüz teknolojisine ve günümüz şartlarına çok başarılı uyarlanmış olması. Ne abartılı, ne de eksik.

Dizi de Jim Moriarty karakterini de harika işlemişler. En son Guy Ritchie’nin filmindeki Jim Moriarty’e sempati duymak zordu. Saygı kısmı zaten duyulan bir şey olsa gerek. Ama dizi deki Moriarty çok daha farklı tepkiler aldı. Belki genç olduğundan, belki daha cool olduğundan  ama bana göre hala gıcık bir karakter. Hele ki ikinci sezonun son bölümündeki şu replik bizi bizden aldı: “In a world of locked rooms the man with a key is king. and honey, you should see me in a crown

Dizinin bu şekilde tadımlık olması iyi mi kötü mü bilmiyorum ama bu dizinin nedense(!) hiç bitmesini istemiyorum. Ama bu tip hikayeler olursa İngiltere’de kime gideceklerini tahmin edebiliyorum. Bu hikayeleri yazmak da hiç kolay değil ki hele bir de günümüze uyarlamak hiç hiç kolay değil. Emeği geçenlerin eline sağlık…

Beklentiler

Öyle bir koşuşturma ve yorgunluktu ki nefes alacak vakit yoktu da ancak işte yeni yılda yeni nefesle bir şeyler umut etmek mümkün. 2011’den ne bekledik, ne aldık ki 2012’den bir şeyler bekliyoruz. 2012’de Marduk var dostlar. Yeni yılı bu kadar büyük bir sevinçle karşılamak ne kadar doğru bilemedim işte. Ne geleceğini bile bilmediğimiz bir zaman dilimini her sene “Obareeeyyy!!” diyerek karşılıyoruz. Halbuki yaşadığımız mutlu / mutsuz günler geçtiğine sevindiğimiz yılda olmuş. Önce oturup bir hüzünlenelim ondan sonra yeni yıla merhaba diyelim. Ama sanki hep süper şeyler veriyormuşçasına değil de vereceğini umarak.

Beklenti demişken geçen yıl Teoman müziği bıraktığını açıklamıştı. Sebebi ise ondan beklenenlerdi, beklentilerdi. Uzun süre albüm çıkarmayınca hemen homurdanmalar başladı. Adam da beklentilerin hepsine tek cümle ile son verdi. Herhalde ki müziği bıraktığı filan yok. O kadar bıkmıştır ki adam, sonunda bunu açıklamak zorunda kaldı, rahatladı. Bak biz Interpol’den ne bekledik, ne bulduk. Yeni albüm kimseyi tatmin etmedi de konserde eskilere ağırlık vermeye başladılar bir anda. Üzerindeki baskı çok olunca demek oluyormuş böyle şeyler. Beklenti dediğin şey algı ile de alakalı aslında da iyice derinleşiyor konu. Yorucu bir hal almasın sabah sabah.

2012 ile BBC bizi çok mutlu etti ve Sherlock’un ikinci sezonunu başlattı. Altı üstü üç bölümlük sezonları ama o üç bölüm sanırsam o yıl içinde çıkan tüm dizilere bedel. Gene süper ötesi bir bölümdü. Sağ gösteril sol vurmayıp, tekrar sağ gösterip sonra sol gösterip neye uğradığını şaşırtan bir işleyişi var. Gerçekten çok çok başarılı. Müzikleri filan da ayrı bir güzel. Daha önce onunla ilgili yazmıştım ama bu sezon bitince de bir şeyler ekleyeceğim kesinlikle. Filmden çok farklı olay çözüm anlatımı ve işleyişi var çünkü. Aynı karakterin aynı anda bu kadar güzel işlenmesi birbirine zarar vermez umarım.

Son olarak (gene) umarım 2012 herkes için güzel geçer de bu kadar kutlamanın bir anlamı olur.