10 Kasım’da o an…

Bir adam düşünün hayatını bu ırka ve ülkeye adamış. Çocukluğundan beri bu ülkenin kurtuluşunu hayal etmiş. Ona her şekilde engel olanlara karşı hep çözüm buldu. Cepheden cepheye koştu, halkı uyandırdı, ayağa kaldırdı ve her türlü tehditten kurtardı. Cumhuriyeti kurdu, milyonları kendisine aşık etti. Sırf halka örnek olsun diye evlendi. Türk kadınına dünyanın hiç bir yerinde olmayan eşitlik hakkını sağladı. Günlerce odasından çıkmadı, yemek yemedi ülkeyi daha nasıl iyi hale getireceğini düşündü, uyguladı. Türkçe’nin ilk temellerini attı. Sonunda ise doğru düzgün yemek yemediği için sirozdan öldü. Milyonlar arkasından ağladı. Halen onu canlı görmeyenler bile ağlıyor. Onunla yaşayamayanlar, onu yaşamaya devam ediyor. Bir çok şeyi yaptığımızı iddia edebiliriz, peki ne yapmıyoruz? Onun için 365 günümüzden, yani 8760 saatimizden, yani 525 bin 600 dakikamızdan (yazıyla) bir, (rakamla) 1 dakikamızı ayıramıyoruz. Anlayana…