Dizileri eleştirelim…

gotham_carousel

İyice kış geldiğine göre dizilerinde çoğu çıktı demektir. Eskiden devam edenlerin yanına yenileri de geldi. Yeni gelenlerden zaten The Knick’i yazmıştım. Geçen sezondan Fargo’nun ikinci sezon onayı çıkmış. Tek sezon başlayan dizi çok beğenilince ikinci sezonda belirdi. Tek sezon planlanıp, ikinci sezonu için çalışılması biraz korkutuyor açıkçası beni. Ne çıkabilir ki diye?

Bunların dışında çizgi roman uyarlaması Constantine’in sadece ilk bölümüne dayanabildik. Yani biriktiriyoruz da izleme noktasında hala emin değilim. Baya köyüydü ilk bölüm. Karakterler çok yapmacık olunca dizi kendini izletmiyor.

Bir diğer yeni başlayan ve ilk 10 bölümü tamamlayan dizi de Nolan’ın efsane hale getirdiği Batman’in en başı diyebiliriz. Yani daha Bruce Wayne çocuk. Annesi ve babasının vurulmasından sonrasını anlatıyor ve hikaye James Gordon üzerinden yürüyor. Dizi maalesef ki vasat. Fakat Batman filmlerinde gördüğümüz kötü karakterlerin ortaya çıkışlarını izlemek keyif veriyor. Anlayacağınız duygusal noktalardan vuruyor.

The-Flash-TV-Series-ReviewYine çizgi roman uyarlaması olan ve Arrow’un yapımcılarının yaptığı The Flash da bu sezon başladı. Şu ana kadar yazdıklarım arasında yine en iyisi bu. Arrow’un geçen sezonunun bir iki bölümünde ortaya çıkan zeki çocuğumuz Barry Allen’ı insan yüzünden oluşan bir güç yüzünden yıldırım çarpar ve Flash’a dönüşür. Aynı gece başka insanları da etkileyen bu güçten şimdilik sadece Barry Allen iyi karakterlidir. Daha ilk bölümde etrafındaki bilim insanları dışında şefi de bu özelliğini gördü. Haliyle beraber olayları çözüyorlar vs. Diziyi anlık olaylardan çok Tom Cavanagh’ın canlandırdığı Dr. Harrison Wells’in sırları ayakta tutuyor. Arrow zaten belli bir seviyede olan bir dizi, haliyle aynı ellerden çıkan The Flash da belli bir seviyede kalacaktır. İyi anlamda tabi ki de…

Bu sezon son sezonu olan dizilerden The Newsroom baya hızlı başladı. Neden bu diziyi bitiriyorlar bilmiyorum, anlamıyorum. Bu sezonda bir kaç sahnede sadece şov amaçlı yapılan hareketler biraz sıktı ama işledikleri konular ve işleyiş biçimleri baya güzel.

legend-korra-season-4-spoilersBu sezon bitecek olan dizilerden biri de The Legend of Korra. Üçüncü sezon sonu çok duygusaldı ki bana göre diziler içerisinde en güzel müzik kullanımı olan dizi. Evet The Knick’in soundtrack albümü çok iyi de kullanım olarak kesinlikle Korra en iyisi. Her sezon bitince yenisinde ne yapabilirler ki diye sorguluyorum, her seferinde şaşırtmasını başarıyorlar.

Bu arada çok geç kaldığım için utanarak yazamadığım bir dizi de var. Sex Tape filminde muhteşem işlemişler hatta. Breaking Bad’i yeni izliyoruz diye utanarak söylemişlerdi. Bende aynı durumdayım. Ne var bu kadar diye başlayıp, bir aydan kısa sürede bitirdim diziyi. Gerçekten muhteşemmiş, hala izlemeyen ve söylemeye utanan varsa izlesin.

Son olarak da Agent of Shield’i ilk sezonun 3. bölümünde filan bırakmıştım. Sonra devam edeyim dedim ve çok beğenmiştim. Özellikle Marvel’ın filmleri ile kesiştirmeleri çok güzel düşünce. Yeni sezon da çok iyi başladı. Umarım çizgisini kaybetmez.

Yeni dizi: Agents of S.H.I.E.L.D

Agents-of-ShieldABC ve Marvel ortaklığı ile yeni bir dizi geliyor. Agents of S.H.I.E.L.D, Marvel’in ilk dizi denemesi olacak. Çizgi romanları okumayan ve Marvel filmlerini izlemiş olanlar için S.H.I.E.L.D hep bir sırdı. Ajanlar var, özel yeteneklileri takip ediyor ve baya güçlüler. Güç derken hem para, hem politik.

Sızan görüntülerden sonra dizi trailerı da yayınlandı. Marvel bunu biraz açmak istemiş olacak ki baya sağlam bir kamera arkası kadrosuyla yapmaya karar vermiş. Dizinin baş yapımcısı The Avengers, Buffy the Vampire Slayer ve Firefly’ın yönetmeni Joss Whedon, Jed Whedon ve Maurissa Tancharoen. Angel ve Alias’tan Jeffrey Bell ve Smallville, Lost ve Heroes’tan da Jeph Loeb de yapımcı ekibinde. Bu kadro ne yapsa izlenir gibi geliyor. Hoş o kadrosu ile Revolution’ın da nasıl bir dizi olduğu ortada…

Dizinin esas oyuncusu Thor ve Avengers’tan tanıdığımız Ajan Phil Coulson (Clark Gregg). Thor da biraz gıcık olsak da The Avengers’da baya sevdik kendisini. Dizi, zaman olarak The Avengers’tan sonra geçiyor. Hatta Coulson’un hala yaşaması gibi bir mucizeyi de görüyoruz. S.H.I.E.L.D tabi bu, ne yapacakları belli olmuyor.

Phil_CoulsonDizinin konusu ise Coulson’un yanına bir kaç yeni ajan alıp sıradışı güçleri olanlardan insanları korumak üzerine kurulu. Thor’un bir kısmında gördüğümüzü dizinin genelinde yapıyorlar.

Marvel batmak üzereyken Örümcek Adamla bu noktalara geldikten sonra kendi film stüdyosunu kurup daha özgün filmler çekmeye başlamıştı. Dizi sektörüne girmesi doğru bir yatarım. Yalnız filmlerde kullanılan efektleri dizilere yansıtma uzun vadede pahalıya patlar. Altından kalkabilirler ise yeni dizilerinde habercisi olur, güzel de olur…

Sinema günleri gibi…

Marvel reboot olayına bayıldığı için yeniden Spider-Man’i çekmeye karar vermişti. Bunu hepimiz biliyoruz. İlk trailer da yayınlandı. The Amazing Spider-Man yeni filmin adı. Aslında bu çizgi romanlarla alakalı bir isim ya neyse. İnsanlara değişik şeyler sunmak için de çizgi romanlar reboot edilip duruyordu. Ben nedense hep klasikleri sevmişimdir. Bu sefer Örümcek Adamı The Social Network ve Never Let Me Go’dan tanıdığımız Andrew Garfield oynuyor. Gene olmamış gene olmamış. Abicim hiç mi çizgi romanla alakası olmayacak şu filmlerin. Çizgi roman olmasa Örümcek Adam olmazdı. Biraz itaat et şunlara ya. Örümcek hangi sayıda bu kadar çelimsiz ve sıska olmuş? Çevresindeki kızlar ne zaman vasat olmuş? Ah gözünü seveyim Hellboy ve Sin City’i ya…

Bildiğiniz üzere Hobbit The Movie’ye de başladı Peter Jackson sonunda. Karakterler ve filmden de görüntüler yavaş yavaş düşmeye başladı. Merakla beklemekteyiz.

Asıl yazıyı yazma sebebim: The Dark Knight Rises. Sonunda çekimler başlamış. 2012 yazı vizyona girmesi planlanan filminde ilk teaser’ı çıktı. 

Nolan biraz geç kaldı ama pazarlamasını da nasıl yapacağını çok iyi biliyor. Diğer filmlerden aşağı kalır yanı olacağını sanmıyorum ki yukarıdaki afişi kim çalıştıysa gerçekten saygıdan da öte şeyler duyulması gerekiyor. Eğer resmi bir görüntü ise zaten Nolan’a bu duygularımı iletirim. Bu aralar sinemada da adam gibi filmin olmaması yüzünden belki ekstra daha çok heyecanlanmışızdır. (Bu kötü filmlere Harry Potter’ın son filmi de dahil. Ona da laflar hazırladım, yeri gelince ileteceğim.) Serinin son filminde kötü karakter Carnage olarak belirlenmiş. Heath Ledger’in Joker’inden sonra kimi koysanız onun kadar beğenilmez. Bu yüzden Nolan’ın işi biraz daha zor ama bence bu durumunda altından kolaylıkla kalkacaktır. Bu arada teaser’ın çıkışıyla çok efsane dalga geçilmiş: 

Son olarak da Harry Potter’ın son filmin laflarımı söylemek isterim. Bir final filmi çekiyorsun, kimse 2.5 saat ya bu film deyip gitmemezlik yapmaz. Ben bu kadar kısa kestirilip atılmış bir film görmedim. Hele bir final filmi ise. Ne oluyor ne bitiyor anlamak mümkün değil. Kavga gütültü, ölenler. Sonra yeniden kavga gürültü ve ölenler. Pes artık yani. Arada hiç bir gelişme yok. Gergin konuşmalar, anlamadığım bir kaç muhabbet ve son. Son da ayrı bir komik. Çok güldüm yani. Böyle bir prodüksiyon yapabiliyorsun ama insanları yaşlandıramıyorsun. Vah haline senin o zaman. Güzelim seriyi nasıl bitirmişler. Yazık valla…

Birdebuvar

Kendimi ayıpladığım bir düzenek bulmuş durumdayım. Kendimi ayıpladım çünkü haberimin olmaması benim açımdan üzücü. Bu düzenek dediğim şey Tumblr. Gerçekten çok başarılı bir post-blog sistemi. Post-blog ismini ben koydum. Resim, video vs gibi şeyleri postlamak için güzel bir blog sistemi. Hani bilmeyen veya keşfetmemiş biri varsa diye yazıyorum. Bende hemen kendi site ismimi oraya uyarlamak için girişimlere başladım. Ama son anda ki bir değişiklik ile isim değişikliğine gittim. Aklıma olan ve yapma işine zaman bulamadığım için giremediğim reklam blogu olayının bir kısmını orada yapmaya karar verdim. Tema tasarımları gerçekten çok başarılı (Bunları wordpress üzerinden yazmam ne kadar hoş değil mi?). Birdebuvar

Bugün izinli olduğumdan olsa gerek, sabah inanılmaz güzel uyudum. Heralde son 2-3 ayda bu kadar güzel ve rahat uyumamıştım. Herhalde iş günü uykusu ayrı bir güzel oluyor.

Bu arada ben mi uyuyakalmışım yoksa yeni mi oldu bilmiyorum ama Philip Morris SA olmuş. Vay vay vay tütüne de el atmışlar. Sosyal sorumluluk projeleri yöneten bir kuruluşun tütün ile anılması üzücü. Başkaları kaldırabilir de bize ters gibi.

Bunu gördükten sonra da Yapı Kredi Bankası’nın leyleği geldi aklıma. Birleşmeden sonra koç başının onun yerine alması benim ve benim gibi düşünen bir çok kişi için üzücü olmuştu. Ülkenin en başarılı logolarından biriydi kendisi ve silinip gitti.  Belki de ilk hesap açtırıp, ilk kartımı, üstüne ilk kredi kartımı aldığım banka olmasının da bende oluşturduğu bir duygusal etki de vardır.

Spider-Man yeniden seri olarak çekilecekmiş. Marvel tamamen üstlenmiş yapımı. Döndürüp döndürüp çekiliyor. Bundan bir önceki çizgi roman severler için hayal kırıklığından öteye gidememişti ama bu seferkinde James Cameron’ın da el atma olasılığının olması biraz içimi kımıl kımıl etmiyor değil. İşte yeni cast ve filmin çıkış tarihi.

Son olarak da İstanbulluları veya yolu İstanbul’a düşenleri ilgilendiren bir konu var. Büyükşehir Belediyesi vapurlardan sonra tranwayları da halk oylamasına sundu. Bu siteye girip oylamaya katılabiliyorsunuz. Yalnız bu sefer seçenek az ve ikisininde ki biri cidden kötü, başarılı olduğunu söyleyemem. Benim tercihim tabi ki de ‘A’ diye adlandırılan.