Ondan bundan…

Sabah işe giderken arada bir aklıma gelen Ultima Online gene kendini hatırlattı. Öyle çok pro oynamadım hiç ama muhabbetler ve oyunun içeriği olarak herhalde en büyük zevk aldığım mmorpg olmuştur kendisi. Meslek sahibi olmak gün içinde hep adam kesmek yerine uğraşabilecek bir iş çıkarıyordu. Oyuna dilenci olarak başlayıp Brit bankın oralarda gezinmem daha sonraları düşününce paha biçilmez bir durumdu. Hele ki bunun rpsini yapmaya çalışmam… Nebula’da çok fazla oynamadım, başlarında bulundum ama sanane’deki ortamı hiç birine değişmezdim…

Bu arada bayadır yazamıyorum bir şeyler bende farkındayım. Hele ki Beşiktaş Milangaz’ın şampiyonluğu hakkında yazamamak bana da koydu. Belkide sponsorluk ve takımın durumunun belirsizliği içimdeki şevki kırmış olabilir. Bakalım bugün her şey belli olacak artık. Herkes hazır aslında, önemli olan egoları bir kenara bırakıp takımı düşünmeleri lazım. İşte bunu yaparlarsa seneye cidden Euroleague’de isim yaparız. Hiç bir şey yapmasak taraftar ile maç kazanırız.

Gündemde o kadar çok şey var ki üstüne bir şeyler karalanabilecek… Ama artık insanın da içinden gelmiyor. Dayak atan polisler, ölen askerler, İstanbul’un efsane trafik sorunu, kürtaj durumları vs vs… Sağa sola çiçek diken belediye elemanının beşte biri kadar kişi köprünün asfalt çalışmalarında çalışsa bu iş cidden bir ayda filan bitebilir diye düşünüyorum. Hem siz tatile çıksanıza ya…

Not: Bundan sonra konuyla alakasız da fotoğraflar koymayı düşünüyorum. Sırf paylaşım olsun diye…

Neler oluyor bir anlasak…

Şu son günlerde neler oluyor bir anlasak. İyice çığırından çıktı olaylar. Kürtaj ile başladı, cami ile devam etti ve şimdi de uçuş sektöründeki çalışanlar için grev yasağı. Ee pes artık. Sondan mı başlasam bilemedim ama insanların elinden grev hakkını almak ne demek? İnsanlar grev yapanları destekledi diye bir SMS ile işten atmak normal, grev yapmaları mı anormal? Hepsi birden grev yaptıklarında hepsini mi işten atacaklar acaba? Ne olacak? O kadar saçma ki şu olay. Tamam insanlar mağdur kaldılar uçuşlar iptal oldu diye filan da insanlar haklarını savunmasın diye umursamazca diktatör triplerinin anlamı nedir ki? Bu ülkede milletvekili değilsen zaten çalışan olmak zulümdür. Her güzellik kendilerine anında çıkarken, normal çalışanlar için bir gram iş yapmak aylarca sürer. İki yıl sonra emekli olabilecekler zaten, sorun da yok onlar için.

Bundan önce de Çamlıca’nın tepesine her yerden görünen, en büyük cami yaptırma olayı. Yani ne anlamsız bir hayaldir ya. En güzel cami deseler anlam kazanacak ama maalesef ki düşünce bu değil. Bende İstanbul’a hatta tüm illere her yerden görünen, adam gibi düzgün eğitim veren okullar hayal ediyorum, istiyorum. Yapılabilir mi? Hayır. Çünkü içindeki sistemi can sıkıldıkça her sene değiştirdikleri için çocukların kafalarında hep sorular var: Seneye ne olacak acaba diye. Cami yaptırmak bir amaca hizmet için olabilir, dini her şeye alet etmek için olmaz. Her yerden görünen cami yaptırdık, bize oy verin hey hey hey. Bu nedir ya? Bir kelimenin gücü bu kadar basit aslında ama amaç farklı işte. Büyüklük değil işlevsellik önemli. İstanbul’da kalan son yeşil alanlara da betonlar dökelim. Acaba orada buna ihtiyaç var mı? İhtiyacı olan yerlere baksak önce… Yazık…

Kürtaj olayına diyecek bir şey yok zaten. Ne desek boş. En son bir de “siz doğurun, devlet bakar” cümlesi çıktı. Tecavüze uğramış (tecavüz edenler zaten hep salınıyor, tecavüz ettikleri insanların hep kendi istekleri ile tecavüze uğramış oluyor(!) ), bununla ilgili suçluların sırtı sıvazlanmış, üstüne de çocuğuna el koy. Zaten tecavüz değil bunlar. Mantıken değil. Hep kendi istekleri ile olduğu için tecavüz olamaz ki… Milli gelir insanlara her geçen gün daha da yetmezken üçten beşe çıkan çocuk emri sayısına rağmen zaten eksik olan okul sayıları da umursanılmazken akıllar başka yerlerde. Hani bunlarla ilgili yazmayayım diyorum ama o kadar sabır zorlanıyor ki artık, evdeki huzurumuz kaçıyor. O kadar ileri ki demokrasi böylesi hiç görülmedi. Bu eskiden kupon dağıtan gazetelerin kafası biraz da. Süper kupon, mega kupon, süper mega kupon, ultra mega süper kupon … gidiyor böyle. Kendi kendine icat edilmiş ileri’nin bir sonraki aşaması ne acaba? süper ileri? en ileri? ilerinin ilerisi? Önerisi olan var mı?