Yeni moda post apo.

Şimdi dizilerde yeni moda post apo konsepti. Zamanında da denenmiş yeri gelince güzel, yeri gelince kötü şekilde de uyarlansa da artık iyi gibiler. Daha önce yazdığım gibi Revolution 2012 – 2013 sezonunun yeni dizisi. Dizi konu olarak fena değil de castını hiç beğenmedim diyebilirim. Hele ki başroldeki kız baya fena. Bu iyi değil kötü anlamda. Bir kere artık sarışın / parlak masmavi gözlü ana karakterlerden çok sıkıldım. Cidden çok yapmacık geliyor. Lost’un güzelliklerinden biri de buydu sanırsam ya da Carnivale. Ayrıca cidden kötü oyuncu ve yakın plan alındığında göz görüyoruz sadece. Sırf post apo. diye izliyoruz diziyi. Geç de olsa Falling Skies’a başlamıştık geçen hafta ve birinci sezon dün bitti. Ne yalan söyliyeyim umduğumdan baya iyi çıktı. Revolution biraz fazla sert mi girdi yoksa başka bir şey mi var daha ısınamadım. Umarım güzelleşir de yapımcı, yazar ve yönetmen kadrosuna yazık olmaz.

Şimdi bir de Jerico’yu diriltmeye çalışıyorlarmış. Yapmayın, etmeyin. İyice saçmalamışlardı ikinci sezonunda oradan dönmez artık o. Bırakın o şekilde kalsın. Zorlamanın anlamı yok sanırsam.

Son olarak ayrı bir yazı olsa daha iyi olur dediğim bir filmle bitiriyorum. Roman Polanski’nin sinema / tiyatro filmi Carnage’yi yeni izleme fırsatı buldum. Başlarda eyvah tek mekan dört kişi diye düşünürken gerçekten süper bir iş çıkmış. Oyuncu kadrosunun da (Jodie Fost, Kate Winslet, Christoph Waltz, John C. Reilly) iyi olmasının baya etkisi var. İnsanların durumlara göre nasıl değişeceği veya nasıl maske taktığı veya içlerinden neler geçtiğini çok güzel anlatıyor. Zaten sinopsisde de bunu güzel anlatıyor.