Diablo 3 hakkında…

Birazdan yazacaklarımı oyun çıkmadan hiç bir açıklamayı okumadan yapmış olacağımdan kaçırdığım bir şeyler de olabilir. Oyunun hikayesi çok güzel, karakterler eğlenceli, ara diyaloglar da cidden komik şeyler dönüyor. Zaten Blizzard bunu çok iyi yapıyor, özellikle Warcraft 3’te keşfedenler varsa, bir karekteri devamlı tıklarsanız yeni replikler söylüyor. Kendini protos ile karıştıran undead mesela süperdi. Bunların dışında oyunun sinematikleri tek kelimeyle mükemmel. Karakterlerin çizimi de güzel…

Bu kadar övdük eleştiri gelecek, çok belli olmuş olabilir. Oyun çok kısır. Yani bir kere bitiriyorsun, sonra en baştan… Hikaye aynı, karakterler aynı, arada moblar değişiyor işte. Sonra gene bitiriyorsun (ben daha o aşamaya gelemedim) tekrar en baştan. Başka karakter açarsan aynı şekilde aynı hikayeleri devamlı oynuyorsun. Ben açıkçası ilk kez oynarken diyalogları dinlemeye çalıştım, her yere girip çıkmaya çalıştım. Ama ikinci kere oynarken cidden baydım. Ancak farmla level atlayıp hızla geçeyim derdine girdim. Bir çok insanı sıkar bu. 3-4 karakteri olan insanlar 10’dan fazla oynamış oluyor. Adiler öyle bir şey de yapmışlar ki beyaz en kıytırık yaratıklardan güzel şeyler düşüyor.

Bunların dışında lütfen Witch Doctor’ı biraz adam etsinler. Herkesin beş dakikada kestiği yaratıkları ben 10 dakikada anca kesebiliyorum. Hayır seviyorumda namussuzu. Oynaması baya zevkli. Özellikle kurbağa yağdırma filan baya komikte. Kankam Templar ile nice maceralara akacağız dicem de olmuyor. Aynı şeyleri yap dur…

Ondan bundan…

Sabah işe giderken arada bir aklıma gelen Ultima Online gene kendini hatırlattı. Öyle çok pro oynamadım hiç ama muhabbetler ve oyunun içeriği olarak herhalde en büyük zevk aldığım mmorpg olmuştur kendisi. Meslek sahibi olmak gün içinde hep adam kesmek yerine uğraşabilecek bir iş çıkarıyordu. Oyuna dilenci olarak başlayıp Brit bankın oralarda gezinmem daha sonraları düşününce paha biçilmez bir durumdu. Hele ki bunun rpsini yapmaya çalışmam… Nebula’da çok fazla oynamadım, başlarında bulundum ama sanane’deki ortamı hiç birine değişmezdim…

Bu arada bayadır yazamıyorum bir şeyler bende farkındayım. Hele ki Beşiktaş Milangaz’ın şampiyonluğu hakkında yazamamak bana da koydu. Belkide sponsorluk ve takımın durumunun belirsizliği içimdeki şevki kırmış olabilir. Bakalım bugün her şey belli olacak artık. Herkes hazır aslında, önemli olan egoları bir kenara bırakıp takımı düşünmeleri lazım. İşte bunu yaparlarsa seneye cidden Euroleague’de isim yaparız. Hiç bir şey yapmasak taraftar ile maç kazanırız.

Gündemde o kadar çok şey var ki üstüne bir şeyler karalanabilecek… Ama artık insanın da içinden gelmiyor. Dayak atan polisler, ölen askerler, İstanbul’un efsane trafik sorunu, kürtaj durumları vs vs… Sağa sola çiçek diken belediye elemanının beşte biri kadar kişi köprünün asfalt çalışmalarında çalışsa bu iş cidden bir ayda filan bitebilir diye düşünüyorum. Hem siz tatile çıksanıza ya…

Not: Bundan sonra konuyla alakasız da fotoğraflar koymayı düşünüyorum. Sırf paylaşım olsun diye…

StarCraft II

Veee beklenen an geçen hafta geldi! StarCraft 2 sevenleriyle yani bizlerle buluştu. 12 yıllık büyük hasret sonlandı. Sonlandı sonlanmasına da Aral Ticaret’in inanılmaz fiyatları ile orjinal alabilmek baya zor sanırsam. Dünyada 60 dolara tekabül eden oyun, ülkemizde 90 dolar gibi bir rakamla satılıyor. Buna tepki gösterince de vergileri bahane gösteriyorlar. Anlamadığım şey normal fiyatının %50’si kadar vergi mi olur? Oyun iki türlü piyasaya sunuldu; bir, normal sadece tek dvd’den oluşan oyun diskli hali, ikinci versiyonu ise koleksiyoncular için özel versiyon olan; “CE” (Collector Edition). CE kutusunun içeriğinde filmin soundtrack albümü, bir adet çizgi roman (0. – yazı ile sıfır- sayısı), Jim Raynor taglı 2 gb’lık bir flashdisk, oyunun yapılma aşamsı ile ilgili bir making-up dvd’si ve WoW için bir çeşit pet çıkıyor. Benim işime yaramayacak tek şey bu sanırsam. Yalnız şu an çıkan Wings of Liberty’in senaryosunda sadece Terran ile (halk dilinde insanlar olarak adlandırılıyorlar) oynuyabiliyorsunuz. Bir sene sonra Zerg (benim favorim, halk dilinde yaratıklar), ondan bir sene sonrada Protoss (halk dilinde uzaylılar) senaryoları çıkacakmış.

Oynun içeriğine gelince, keltoş, tırt vulture sahibi Jim Raynor bu sefer full karizma bir halde karşımızda. Eskiden farkı bir asi rolünde olması. En azından saygı duyulan bir asi. Şu ana kadar çok fazla bölüm geçemediğimden ilerleyem bölümleri kapsayan bir yorum yazamayacağım ama şu ana kadar (İsyan için güç topluyoruz) fena değil (Dün gece 10. bölümü geçtim daha). Oyunda biraz Freelancer havası gördüm. (Bu kötü bir eleştiri değil çünkü Freelancer gerçekten çok güzel ve sevilen bir oyundu) Böyle kantin, labaratuar, silahlık filan arasında mekik dokuyup, ünitelerimizi geliştirmek için para harcıyoruz. Oyun içinde ünite geliştirmelerini bu sayede devamlı olmasını sağlıyoruz. Mesela goliathların menzilini silahlıkta geliştirince, artık oyun içinde böyle bir geliştirme yapmaya gerek kalmıyor. Baya rahatlatıcı bir olay olmuş. Ayrıca kantin’de arcade bir oyun var. Atari oyunu böyle, Viking’inizi (SC 2’de yeni bir ünite) başarıyla evine gitmesini sağlıyorsunuz. Oyun içinde oyun gibi. Baya eğlenceli bir şey.

Oyunun senaryosunda yaptığınız her harekete göre ilerleyen bölümler oluşuyor. Okuduklarımdan ve kendi tecrübelerimden bunu söyliyebilirim. Spoiler olur bir şeyler dersem. En yakın zamanda oyunu bitirip daha detaylı bilgi vermek gibi bir hedefimde var aslında.

Oyunun grafiklerine gelirsek, Blizzard bu işi çok iyi biliyor demekten başka bir şey bulamıyorum. 6 senelik bilgisayarımda son üç yılda çıkmış oyunların acı çeken grafikleri banada acı çektirirken ki işlemcimden dolayı oluyordu bunlar, StarCraft 2 1600 x 1200 çözünürlükte full şekilde oynuyabiliyorum ve oyunda bir kasma filan olmuyor. Yeni bir bilgisayarım olsa nasıl olcakmış merak ediyorum. Yalnız tek bir şikayetim var grafikleri hakkında. Eskiden her karekterin bir karizması filan vardı ki betada da gördük ki protoss ve zergler bu karizmalarını kaybetmezken terranlarda bir sıkıntı var. Özellikle Goliath’ı görünce hayal kırıklığına uğradım. Zıpzıp bir tip böyle, Warcraft 3’de orclarda  vardı öyle bir karakter, şimdi hatırlamayadım hangisiydi. Ama genel anlamda bir kaymışlık var tiplerde. Heralde beni şaşırtan tek bu olay oldu.

Unutmadan şunu da söylemeliyim ki oyunun müzikleride çok başarılı. Özellikle bar sahnelerindeki bana FireFly’ı hatırlatan gitar melodileri gerçekten başarılı. Zaten çok eğlenceli ve güzel olan bir diziyi bana hatırlattıkları içinde ayrıca teşekkürlerimi sundum.

Oyun sevenlerini 12 sene beklettikten sonra, “bekledik ama olsun, değdi” dedirtti. Darısı Diablo sevenlerin başına…

Not: Sanırsam CE hiç bir yerde kalmamış. 140 TL normal oyuna vereceğime 180 TL CE’ye veririm diyordum ki feci patladım. Göreniniz olursa haber verin ki benimde bir oynum olsun…