Geldiler gene…

make+art+not+war,+illustrator+shepard+faireyBeyaz yakalı olunca daha üstün bir kişiliğe bürünmüyorsun. Daha havalı ya da daha medeni olmuyorsun. Tam tersine içindeki görgüsüzlüğü hatta ego tatmini için aşağılama duygusunu açığa vuruyorsun. Aslında dışarıda başka iş yapan kişilerden bir farkın hala yok. Onlar da senin gibi insan. Aynı havayı soluyorsun. Şunu bilsen kişiliğine o kadar çok şey katarsın ki… Önemli olan insan olabilmek, anlayışlı, düşünceli bir birey olmak… Evet, gene verdim sosyal mesajları.

Gene atarlı damarıma bastılar. Her gün basıyorlar. Sabır sabır bir yere kadar diyor insan. Bundan sonraki yazı da zaten Ayvalık’ta geçirdiğimiz (yemek ve hizmet anlamındaki) en rezil anı hakkında olacak. Bu aralar biraz böyle. Uzun bir tatilden sonra çalışmaya başlayınca da böyle oluyor olabilir insan.

Beşiktaş – Trabzonspor maçını da 21.45’e alan federasyona sevgiler ve dünyanın öbür ucundaki kocaman stat için o fiyatları belirleyen yönetimi de selamlar. Resmen maça gelmeyin diyorlar. Ya korkudan dolayı, ya da yönetim hala taraftarı yolma fırsatı kolluyor. Forza’nın önerisi güzeldi: Beşiktaş’ın maçları 00:00’dan önce oynanmasın bundan sonra.

Roger Waters konseri hakkında yazı yazayım dediydim ama hala hazmediyor olabilirim konseri. Gerçekten muazzamdı. Zaten bir konserden öte bir şov diyebiliriz gösteriye. Herhangi bir konserle alakası pek yoktu. Ses sistemi ve düzeni şu ana kadar Türkiye’de kurulmuş en iyisiydi. Evde 7.1 surround ses sisteminde izler gibiydiniz. Sağdan, soldan arkadan sesler gelmesi, uçağın duvarın bir kısmını yıkması vs vs Gezi olaylarında ölenlere iletilen mesajlar da cabası. Hazmetmesi zor bir konserdi gerçekten. İlk defa bir konseri isteyerek ve bilerek arkalardan izledim.

Bir de Kamil Koç vakası var ki evlere şenlik. El değiştirme sürecinde oldukları için ciddi sıkıntılar ve umursamamazlıklar yaşıyorlar. 27 yıldır ilk defa Altınova’ya uğramayan bir otobüsünü gördüm. Hiç bir açıklama yapmamaları ve orada ofiste çalışan personellerini yok sayıp, telefonları yüzlerine kapamaları da cabası. 22:30’da Altınova’da kalkması gereken otobüse, 00:05’te Ayvalık’ın girişindeki benzin istasyonundan bindik. Hiç bir açıklama veya özür yok ortada tabi ki. Ayrıca bu olayı yaşamadan bir kaç gün önce eşimin Çanakkale seyahatini de rezil ettiler. İndirecekleri yeri unutup, yola devam edip sonra da geri dönmeyip, orada bırakıp gitmeleri muazzam. Çağrı merkezinin umursamaz tavrından filan hiç bahsetmiyorum. Adam gibi otobüs şirketi de kalmadı ortada.

Çok fazla ağladım, yeter değil mi?

Reklamlar

Geldiler gene…” üzerine 2 yorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s