Bu sefer olmuş: Pacific Rim

pacific-rim-banner-2013-Movie

Bazı filmler vardır ki sadece fragmanı sizi çeker alır içine. Ne tam olarak konu detaylarına ne de oyuncu listesine bile bakmadan gözüm kapalı biletimi aldım Pacific Rim için. Hatta inatla imaxte izleyeceğim diye de bir gün öncesinden ne olur ne olmaz diye işimizi garantiye aldık.

Guillermo del Toro resmen sınıf atlatmış görsel efekt konusunda. Bir çok bilim kurgu – aksiyon filmi izledik şu ana kadar, bununla birlikte hiç sırıtmayan film izlememiştik. Pacific Rim bu konuda muazzam olmuş. Hiç bir sahnede ki en zor işlerden biri de su ve deniz sahneleridir hiç sırıtıp ben efektim diye bağırmıyor. Jaeger isimli robotların aksiyon sahnelerindeki ince detayları da çok başarılı. Eklemleri kadar o devasa robotların hantallığı da unutulmamış. Sırf Jaegerler değil filmde isimleri Kaiju olan yaratıklar da aynı şekilde idi.

JaegerGipsyDanger_pacificrimKaiju isminin Japonca’dan gelmesinin sebebininin daha önce onlarca Kojiro filmini çekmelerinden geldiğini düşünüyorum. Bir nevi saygı manasında. Ya da karizmatik bir şey olsun diye de olabilir. Sonuçta monster veya ona benzer artık sıradan kelime kullanmaktan sa Kaiju çok daha iyi.

Jaeger de Almanca avcı demek filmin başında sözlük anlamını yazdığı gibi. Hunter gibi artık baymış bir kelime yerine Almanca kullanmaları da Alman sanayisinin ve mühendisliğinin ne kadar ilerde olduğuna saygı duruşu olabilir veya cidden o robotlar Alman teknolojisi ile üretilmeye başlanmıştır. Bunların hepsi benim teorim pek tabi ki de.

Efektler film boyunca yalnız değildi. Filmin konusu da bu görsel şölen ile akıp gidiyor. Tabi ki de klişeler mevcut fakat ben sıfırdan zafere giden bir film beklerken, zaten başlamış bir olay zincirinde ortalarından konuya dahil olduk. Başarılı bir Jaeger pilotu olan adamın, kardeşinin ölümü ile işlerden elini ayağını çekmesi ve yedi yıl sonra son umutlardan biri olarak geri çağrılması ve dünyanın kurtuluşu. Efeklerin daha güçlü ve daha iyi olabilmesi için gerekli olan güzel hikayeyi ve işlenişi bize fazlasıyla sunuyor film.

8569CE671BA187EF2AC349D4C547C_h498_w598_m2Pek tabii hayal gücünün tıkandığı noktalarda yok değil. Başka evrenden gelen yaratıkların memeli çıkmış olması ve bire bir aynı organlara sahip olmamız gibi. İnsanoğlu da bir yere kadar hayal edebiliyor. Bilmediği, görmediği şeyleri hayal ederken kısıtlamalarla karşılaşıyor.

Bir kaç sahnede de baya klişe an vardı. Şu kılıç mevzusu misal… Ama en çok beni koparak kısım 2020 yılında emp atıldığı zaman ‘Bütün enerjimiz kesildi, dijital hiç bir cihaz çalışmıyor!!’ paniği idi. Yahu 2020 olmuş emp’den haberiniz mi yok? Hoş tabi bunlar benim fazla detay takılmamla da alakalı.

Oyuncu kadrosu da gayet yeterli. Ron Pearlman tam kendine göre bir rol bulmuş filmide. Ama asıl Charlie Day’i filmde görünceki yüz ifademi ben bile merak ettim. Bu işin altından baya başarılı kalkmış. Aslında filmin bir güzelliği de her milletten oyuncuların olması.

Daha bugün Olympos Has Fallen filminde bile bazı sahnelerin efektlerinin ne kadar yapmacık olduğunu izledikten sonra benim için Pacific Rim bir kat daha önem kazandı. Şiddetle sinemada izlemenizi öneririm. Hatta imax için şansınızı zorlayın derim…

Reklamlar

Bu sefer olmuş: Pacific Rim” üzerine bir yorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s