Eski bir dosta kavuşmak: The Hobbit

hobbit_dwarves_posterAylarca beklediğimiz an geldi ve Cumartesi günü, bir hafta önce aldığımız IMAX biletlerimizle Peter Jackson’ın merakla beklenen filmi Hobbit’e gittik. Öncelikle şunu söylemem gerekiyor; filme gidipte jeneriği gördükten sonra duygulanmayan bizden değildir. Yaklaşık üç saat boyunca çok karışık duygularla filmi izledim. Sanki senelerdir kaybettiğim arkadaşıma kavuşmuş gibiydim. Heyecan, merak, hayranlık ve duygusallık…

Film hikaye anlatımıyla başladı. Erebor’un görsel tasviri inanılmazdı. Orada yaşamak istedim diyebilirim. Bunun dışında zaten efektler yeni teknolojiyle de çekildiği için Yüzüklerin Efendisi üçlemesinden çok daha iyiydi. İnsan diyor ki acaba keşke üçleme bu senelerde mi çekilseydi? Hepsinden öte bu film tek film olarak vizyona girseymiş cidden kötü olurmuş. Üçleme olunca biraz bekleyeceğiz lakin hikayeyi doya doya, detaylarıyla izleyeceğiz.

the-hobbit-peter-jacksonBu arada Peter Jackson filmi 48 fps çekti. Türkiye’de 48 fps gösterim yapabilecek bir sinema olmadığı için biz 24 fps olarak izleyeceğiz. Aradaki farkı gözle görmek isterdim ama mümkün olamıyor. Zaten koskoca İstanbul’da sadece tek bir yerde IMAX var ki bana sorarsanız paraya kıyın ve orada izleyin filmi. Gerçekten verdiğiniz paraya değiyor. Yalnız benim için teknoloji maalesef ki duygusallığın önüne geçemedi. Bu filmi Kadıköy Süreyya’da kitlesiyle izlemek için neleri vermezdim. Sırf sinemaya geç girenler filan değil olay. Hele ki filmin başındaki kısa Star Trek tanıtımı ile…

Hobbit_Bilbo_Baggins_Martin_FreemanPeter Jackson bu kadar beklemiş, neden beklemiş? Belki de her şeyin mükemmel olmasını istediği için olabilir. Casting gerçekten güzel olmuş. Bilbo Baggins’i Martin Freeman oynuyor. Fragmanda ilk gördüğümde soru işaretleri oluşmadı değildi, fakat gerçekten cuk oturmuş. Ayrıca film boyunca cücelerin gururlarını ve bazı durumlarda güçlerine rağmen çaresizlikleri çok iyi yansıtılmış.

Peter Jackson ve arkadaşlarının ellerinden öpmeden de edemiyoruz.

Son olarak filmin soundtracki… Yüzüklerin Efendisi’nin şarkısından daha güzel diyebilirim. Misty Mountain’in üzerine kurulu besteler hep ama gerçekten çok güzel. Filmde ilk duyduğumda an tüylerim diken diken oldu. Hala dinlerken yaklaşık aynı duyguları hissediyorum. Hatta yazıyı da o şarkı ile bitireyim:

Elimde olsa her gün izlemek isterim, o yüzden izleyin…

Reklamlar

Eski bir dosta kavuşmak: The Hobbit” üzerine 2 yorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s