Like Crazy

Haftasonu izleyip etkisinden hala çıkamadığım bir film oldu. Anton Yelchin ve Felicity Jones’in başrollerini paylaştığı filmin konusu iki gencin aşkını anlatıyor. Film direk konuya giriyor. Anna’nın Jacob’tan hoşlanıyor olması ve ona bunu bir yazı ile iletmesi üzerine başlayan bir aşk hikayesi ve onun dış etkenlerden ki bu sefer ailelerde değil zarar görmesi. Anna’nın İngiliz olması ve ülkesine geri dönmesi gerekmesi ve göçmenlik durumlarından Jacob’a kavuşamaması ve bunun ikisi üzerinde yaptığı etki. Filmde saçma sapan klasik filmlerde olan sevişme sahneleri yok. Yani sevişme sahnesi saçma değil ama bu filmde olmaması gerçekten filme başka bir anlam katıyor. Bildiğimiz şeyleri gözümüze sokmuyorlar.

Anna ve Jacob ne kadar birbirlerine uzak olsalar da, ne kadar araya başkaları da girse aşklarının hiç bitmemesi ve her ne olursa olsun birbirlerine olan duygularının varlığı filan baya etkileyici. Hele ki Anna’nın Jacob’ı arayıp neden birlikte olmaları gerektiğini izah ederken ki düşünceleri cidden çok güzeldi.

Filmin sonu ise iyi mi? kötü mü? yoksa umutlu mu bilemedim? Bitişi ve biterken ki durum önce hüzünlendirip, sonra umutlandırıyor gibi. Bu şekilde bitmesi de filmin vuruculuğunu arttırıyor.

Güzel de ödüller almış olması çok hoşuma gitti. Biraz ağır gibi olabilir film ama bence kesinlikle izleyin.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s