Vergi!

Eskiden sim city oynarken nereden para gelsin diye düşününce hep aynı kolay yolu seçerdik. Çünkü yaş küçük, o kadar kapasite yok anlamazdık halkın halinden ve vergileri arttırırdık. Halkın mutluluğu hızla düşerdi ama. Toparlamak için o mutluluğu azıcık geri indirirdik. Ama çocuk aklı işte “halkın mutluluğu için” vergileri yeniden aşağı çekerdik. Amaç şehir iyi yoldaysa halkı da mutlu etmekti. Bu bir oyundu ve bizde kendimizi tatmin ederken bile budar basit bir şeyi düşünüyorduk. Geçen haftaya ve bu hafta başındaki süper haberlere bakınca ise gerçekten şaka gibi diyesim geliyor. Dünyanın hiç bir yerinde olmayan, yoktan var edilmiş en kazık, en garip vergilere bir de zam yapılıyor. Vergiye zam, ulaşıma zam, her şeye zam ama devletin elinden çıkacak olan maaşlara ne zam mı? Olabilecek en minimumda tutup, her şeye zam yapınca o verdiğin zamdan fazlasını geri alıyorsun. Sonra halk için çalışıyoruz tripleri. Yemiyoruz bunları da zorla yiyen insanlar fazla. Fazla olunca tabi herkes patlıyor arada. Bir de bunları öğrendiğimiz gün şaka gibi, aslında ana bacı küfür gibi bir haberi öğreniyoruz. Normalde televizyonlar önünde prim için veya oy için birbirlerine seviyesizce seslenen insanlar topluluğu çıkarları aynı olunca hemen onaylıyorlar işine gelenleri. Milletvekili arkadaşlara(!) benzin ve uçak bileti ücretsiz olmuş. Yanlış anlamayın sakın vergi zamları büyüklerimizin benzin ve uçak paralarına gitmiyor. Sırf uçak ve benzin ile bitmiyor aslında da ben haberin devamını okuyamadım. İnsanın sabrı bir yere kadar. Tablet bilgisayar filan gibi ek bilgiler vardı da okumamak sağlığım için daha iyi olur diye düşündüm. Malum sağlık parayla kazanılan veya alınan bir şey değil. Ama iyice uyutulduğumuz için bunu da görmezden geliyoruz. Eskiden bir bir ay içinde bir şehit verdiğimiz zaman yeri göğü birbirine katardık. Aynı gün içinde 10 şehit verdiğimizde sınır ötesi operasyon ile neye uğradıklarını şaşırtırdık. Ya şimdi? şimdi her gün şehit”ler” veriyoruz ama kimse farkında mı değil desem, görmezden mi geliyor desem bilemedim. Ya da en doğrusu, alıştık artık değişik gelmiyor ki tepki gösteremiyoruz. İşte bizi bu duruma soktular. Şehitlere dikkat edemiyoruz ki her geçen gün gelen zamlardan. En son bugün satranç, kızma birader gibi oyunların kumardan sayıldığını öğrendik. Nasıl mı? Kumarhane vergi kapsamına giren ötvlerden. Birinin olimpiyatları var diğeri ise ana okulu çocuk oyunudur. O zamanlardan başlarız, küçükken oynarız. O zaman yasaklansın. Madem kumar neden serbest ki? Tavlayı geçtim, o bile komik pek tabi ki de satranç ve kızma birader? İnanılmaz yani. Maliye çığrından çıkmışlığın ötesinde… Gerçekten Türk insanının sabrı dünyada kimsede yok. Azıcık şeyde Avrupa’da kıyamet kopar. Neden halk hakkını arıyor çünkü, bizim gibi uyumuyor. Ama içimizde yok böyle isyan duygusu. Sineye çekmeye o kadar alışmışız ki…

Reklamlar

Vergi!” üzerine bir yorum

  1. Erdem dedi ki:

    Yazdıklarına sonuna kadar katılıyorum.”Sineye çekmek bizim kaderimiz olmuş, ne yapalım?” noktasına ulaştık ki bundan kötüsü ,bundan fenası olamaz.Ama bunu da çok sevdiğimiz oyun, futbolla ilişkilendirmek istiyorum.Futbolumuzda bizim açımızdan bir klişe vardır.Altyapılarımız yaş gruplarında belki de dünyanın en iyisi olacak kapasitededir ve o yaş gruplarındaki yeteneklerini üst yapıya taşıyabilseler dünyada futbolu yorumlayanlar ,tartışanlar hep bizden bahseder,bizim üzerimizden analizler yaparlar.Ama o yaş grupları o kadar yanlış ve hızlı bir şekilde üst yapıya çıkartılırlar ki aldıkları eğitimler,hayata bakışları,ne oldukları ve neden futbolcu olduklarını bile unuturlar.Üst yapıda da kaybolup gider,düzenin oyuncusu olup çıkarlar.Hayatımızda böle işte..Genç yaşlarda vatana ,ülkeye olan bağlılığımız toplumsal olaylara verdiğimiz sahici reaksiyonlarımız ,önce hayatı tanımadan gittiğimiz askerde bize yapılanlarla,ardından devletin,bizi yönetenlerin bizlere olan tutumlarını özümsedikçe istikrarlı bir şekilde kaybolup gitmekte maalesef.Ondan sonra da ülkesindeki olaylara duyarsız,hak arama duygusundan bihaber,bana dokunmayan yılan bin yaşasın zihniyetine haiz insanlar oluyoruz.Yorumu uzatmadan son sözlerim şu olacak.1980 sonrası dönem ülke Televole zihniyetine sokulmuştur ve maalesef de bundan yönetenler kadar,yönetilenlerin de çoğu mutludur.Yaşıyorsak ve karnımız bir şekilde doyuyorsa toplumsal olaylar bize bulaşmasın deriz gerisini de hiç önemseyiz…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s