Tsunami ve Japonya

Geçen hafta her şey normalken bir anda Uzak Doğu alt üst oldu. Japonya tarihinin en büyük depremi oldu. 8.9 şiddetinde (pek bir şey ifade etmiyor gibi ama cidden depremin şiddeti çok yüksek. 12 de coğrafya değişiyor, öyle de düşünmek lazım) olan depremden sonra konuşulan yıkılan veya zarar gören binalar değil de tsunami olması biraz garip. Garipten kastım, enteresan. Kimse şaşırmıyor o kadar büyük bir deprem oluyor ve çok çok az insan ölüyor. 1 dk önce depremi haber almalarına değinmiyorum bile. Deprem sonrası tsunami alarmı verildi. Verilse ne olur diye düşünüyorum çünkü tsunamiden koşarak kaçamazsın ki. İnsanlar panik halinde yollara düşse yollar felç olur. Uçaklara binip gitseler seferler yetmez. Duyguların karıştığı bir durum. Nitekim deprem sabahı tsunami (bildiğim kadarıyla) Sendai kıyılarına vurdu. Hafta sonu suların çekilmesi ile ülkenin durumunu gözler önüne serdi. Zararın 40 milyar dolar olduğu düşünülüyormuş. En büyük eksiklikte içme suyu deniyor. Ülkeyi sular bastı, eksikliğini hissettikleri şey su. Ne kadar enteresan. Dışarıdan su yardımı geliyor yıkım olan yerlere ve kişi başına bir sınır koymuşlar su almak için. İnsanlar o kadar medenice su ve erzak temini alıyor ki şaşırdım. Görüntülerde gördüğümüz üzere ne yağma var ne sıra bozma var. Herkes kurallara uyuyor. Güney Amerika’da bu tip felaketlerde nasıl yağma yapıldı gördük. Medeniyet bu olsa gerek. İnsanlar düzeni bozmadıklarında her şeyin iyiye gideceğini, ferahlarının daha iyi duruma geleceğini biliyorlar. Bir de bizde deprem sonrası yapılan yardım görüntülerini hatırlayalım. Bu her fırsatta bizi yerden yere vurmak değil, tam tersine bir şeyler öğrenmemiz gerektiğine bir vurgudur. Almanya’nın 2. Dünya Savaşı’ndan sonra nasıl yeniden Avrupa’nın en güçlü ülkelerinden biri olduğundan dersler çıkarmamız gerektiği gibi. Bizde iç sağ-sol kavgalarından sonra hala belimizi doğrultamadık. Yozlaşmışlığımız son sürat ilerliyor.

Neyse, başka bir komik durum ise deprem anında pencereden atlayan tek kişinin bir Türk olması ve bunu artçı depremde de yaparak 2 kere atlayan kişinin aynı kişi olması baya komik. Komikten de öte, rezalet. Aynı depremin İstanbul’da olması sonucu İstanbul’un haritadan silinme gerçeğini de gözden kaçırmasak iyi olur. Evler kendi kendine yıkılıyor zaten depreme gerek bile yok.

Not: Ben bunu yazıp yayınlayana kadar haberlerde insanların yağma filan yapmadığını, diğer vatandaşlara ne kadar saygılı olduğunu filan söylediler. Geç kaldık iyi mi…

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s