10 Temmuz 2011

Yine yeni yeniden ikince kez hacı olma fırsatı 10 Temmuz 2011 Pazar günü bizi bekler. Bu kadar sevinmem için çok güzel bir sebebim var. Resmi olarak da açıklandı çünkü. Judas Priest üç yıl sonra, ikinci kez İstanbul’a geliyor! Artık baba değil dede de olsalar hiç bir zaman eskimeyecek portfolioları ile bizleri coşturacaklar. 2008 yılındaki ilk Türkiye konserlerinde Touch of Evil playlistte eksikti, canımız acımıştı biraz da olsun. Ama bu sefer eksik olmaması için dua filan edeceğim herhalde. İşin şakası bir yana gerçekten ilk duyduğumda çıldırmış bir durumda idim. Ama tabi ki herkes sevinmesin derim. Çünkü festivalde çıkacaklar ve üç günlük festivalin son günü çıktıklarını düşünürsek festivalin headlinerı oldukları kesin. Festivalde Bon Jovi ve Whitesnake’inde olucağını hesaba katarsak baya maliyetli bir festival olacağı kesin. Bu da bir içki firmasının bu festivale sponsor olmasının kuvvetle muhtemel. Bu da 24 yaş sınırını festivale yansıyacağı demek. Benim açımdan bakarsak (biraz acımasızca olacak belki ama), bence teenage kısmının gelmemesi çok güzel. Artık konser anında onlarla uğraşmak istemiyorum. En son Sonisphere’da böyle bir gruba denk gelmiştik, dalmama ramak kalmıştı. Zaten gruplara bakarsak biz bile orada ufak kalacağız gibi. Kuruçeşme’deki Judas Priest konserinde yaş ortalaması 35 – 40 arası gibi bir şeydi, diyebilirim rahatlıkla. Son dönemde albüm çıkarmamışsan zaten o kitle seni araştırmadıkça bilemez. Neyse, umarım iptal olmaz o zamana kadar bu festival veya Judas Priest konseri de bizde ikinci kez hacı olma şansını değerlendiririz.

Aynı gece mi, yoksa bir sonraki gece mi tam hatırlamıyorum ama çok kötü bir kabus gördüm. Böyle telefonumu devamlı yere düşürüp düşürüp kırılacak raddeye getiriyordum. Off ne kötü bir kabustu. O sabah o panikle telefonu iki kere düşürmem ise paha biçilmezdi.

Geçen Cumartesi İkitelli’de çekimler oldu. Hava ne kadar güneşliymiş, niye bu kadar kalın giyindim diye kendimi sorgularken gölgede ise o halde üşümekten titredik. Aklıma hemen o klasik durum geldi: yazın güneşten kaçarız, gölge de serin yerde durmak isteriz, kışın ise güneş olsa da koşsak altında dursak diye çırpınırız. Biz insanoğluna da hiç bir şeyi beğendiremezsin zaten.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s