Yeni yıla hızlı bir giriş

Yeni yılın ilk haftasına girdik girmesine de ben pek giremedim. Pazar günü gece 3.30’a kadar mesai yapınca, sabah her yerim ağrıyarak uyandım. Demek ki bu yılda çılgınlar gibi çalışacağım. Teoride böyle olması lazım bu işlerim.

2011’de de kesinlikle 90’ların hitlerini dinleyeceğiz. Geçen iki haftadır başka bir şey dinlediğimiz yok çünkü. Ne kaliteli ve güzel parçalar yapılmış zamanında. Şimdi ise dinleyecek bir şeyler bulamadığımız anlar oluyor. Natalie Imbruglia’dan “Torn“, Eagle Eye Cherry’den “Save Tonight” vs. Belkide daha gençtik, piyasaya yeni yeni çıkıyorduk o yüzden güzel geliyordu böyle. Düşününce o zamanları garip oluyor içim zaten. Başka açıdan bakarsak da Will Smith yeni, heyecanlı bir rapçi idi. Şimdi ise çok başarılı bir oyuncu olmuş durumda filan filan. Böyle bir ton örnek görebiliriz. Eskiden hip olup, şimdi ortalıklarda olmayanlar da dahil. Ama gene de benim için en güzel ve hatıralar dolu şarkı “Torn” idi.

O zamanlar NumberOne TV izler, sevdiğimiz şarkı çıksın diye beklerdik saatlerce. CD filan hak getire. VJ’leri izlemek, muhabbetlerini dinlemek eğlenceliydi. Seviyeli adam gibi şeyler vardı. Şimdi ise ne olduğu belirsiz klipler ve özenti VJ’leri izliyor insanlar. Geçtiğimiz aylarda yeni bir kitap çıktı; “80’lerde Çocuk Olmak” diye. Kadir Aydemir tarafından hazırlanmış ve o dönemde çocuk olan kişilerin hatırladıklarını yazdığı bir kitap. Daha alamadım ama en yakın zamanda toplu kitap alımı yaptığım zaman (aslında e-kitap olarak da çıkar belki diye umutlandığım için) alacağım. İçini karıştırdığım da çok hoş ve güzel şeyler görmüştüm. O günleri hatırlamak isteyenlere şiddetle tavsiye edilir.

O kadar yorgunum ki artık gözlerimi açık tutamıyorum. Bu hisleri sevmedim ben. Artık koli ve benzeri şeyleri görmeyi geçtim bunları duymak dahi istemiyorum.

Neyse ben devam edeyim. Şu rezalet denen Skyline’ı izledim geçen hafta. Efektler filan gerçekten güzel olmuş. Ama filmde bir konu yok kesinlikle. Buna bende katılıyorum. Hatta diyaloglardan, orada neden bahsediyorlar onu bile anlamıyorsunuz. Öyle kötü yazılmış diyalogları var. Ama o kadar da kötü değildi sanki. Sonuçta, sonu pek klasik bitmedi ve bence olay zaten sadece görsel şovu izletmekti. Spoiler yağdırmamak için kendimi zor tutuyorum. Ama kafanız boşken, ya da konusuz film izleyip, yorgun bir anınızı geçirmek isterseniz bence doğru filmlerden biri Skyline olabilir.

DDB’nin blogunda gördüğüm yaratıcı bir konsept ürünle günü sonlandırayım o zaman. Böyle bir küvet (mekanizması demek daha doğru olabilir) ürünümüz. Manzaraya karşı rahatlama seansı. Banyosu küçük olan evler için ideal bir düşünce aslında. Çünkü kapanınca normal lavaboya dönüşüyor bu sistem. Whirlpool ürünü olan bu şey blogda da yazdığı gibi Japon otelleri için baya ideal.

 

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s