Biri beni uyandırsın…

Bu bir rüyadan başka bir şey olamaz. Ötesi yok yani. Sabah Ntvspor.net’te gördüğüm haber beni öyle bir sarstı ki hala kendime gelemedim. Başka bir şey düşünemiyorum şu an. Ortaokulda her fırsatta maçını izlemeye çalıştığım, dergilerden, gazetelerden fotoğraflarını kesip albümler yaptığım Allen Iverson Beşiktaş’a transfer oluyor.

Haber ilk çıktığı zaman, yani Iverson’un adı Beşiktaş ile anıldığı zaman gene asparagas haberler yapılıyor dediydim. Ama şakası bile insanı heycanlandırmıştı. Üstüne Beşiktaş’ın isminin Iverson ile anılması olağanüstü bir durumdu. Günler geçti, Beşiktaş’ın teklifi Iverson’a ilettiği haberleri çıktı. Bana hala olmayacak bir şey için çırpınıyoruz gibi geliyordu. Ama o gün geldi çattı ve Allen “The Answer” Iverson’ın menejerinin Beşiktaş’ın teklifini kabul ettiği ve sözleşmeyi göndereceklerini açıkladı. Bu bu bir rüyadan öte bir durum. Hala birinin beni uyandırmasını bekliyorum.

Babam seneler önce (ben orta okuldayken) Amerika’dan bana basketbol ayakkabası getirmişti. Reebok mı almış ala ala dedim. İstemeye istemeye giydim. O kadar küçük görmüşüm ki ayakkabıyı, incelememiştim bile. Sadece altındaki hava bölmeleri ilgimi çekmişti. Bir gün ayakkabıyı giyerken dilinde yazan yazı dikkatimi çekti. Dikkatli bakınca orada IVERSON yazdığını gördüm. İnanamamıştım. Iverson için yapılan ilk I3 modeliymiş meğersem. Üstüne anneannemin Amerika’ya gittiğinde getirdiği 76ers Iverson forması kendimi fena kaptırmama sebep olmuştu. O zamanlar Kanal D’de yayınlanan NBA maçları ve NBA Actionlar da her hafta Iverson’ın hareketlerini izlerdik. Hele ki hayranı olduğu Jordan ile  ilk one on one pozisyonunda onu geçip basketi atması, inanılmazdı. Tüm salon ayağa kalkmış ve Iverson’ı desteklerken, diğer oyuncularda hafiften kenara çekilmişlerdi. Çaylakken bunu yapmış olması kariyerinin de nasıl gelişeceğinin bir sinyali gibiydi. NBA finalinde Lakers’a karşı çıkardığı oyunda hala hafızalardadır. Belki de tek şansızlığı 76ers’dı. En iyi ve zirvede olduğu dönemde tek başına bu kadarını yapabildi.

35 yaşında olduğunu ilk duyduğumda da şaşırmıştım. “O kadar oldu mu be?” olmuştu ilk tepkim. Ama Iverson 35 yaşında olsa ne olur 40 yaşında olsa ne olur. Iverson sonuçta. Hele ki bir de Beşiktaş’a geliyor olması, benim için uyanamayacağım bir rüya gibi bir şey. Hoş disiplinsiz hareketleri ve özel hayatı yüzünden belkide burada da tutunamayacak ama sonuçta o formada isminin yazması bile yeter. Türkiye’ye gelmesi kendi açısından üzücü olsa da benim gibi küçüklüğünü onunla yaşayan biri için anlatılamaz bir durum.

Not: İmzaya kadar bekleyecektim ama dayanamadım. Eğer son dakikada bir mucize olup anlaşamamış olunsa bile şu an bu yazıyı bana yazdırabilmeleri bile inanılmaz bir olay.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s