Konusuz film gibiyim

Bütün kış böyle geçicekse yanmışız biz. İçimiz kararıcak fena halde. Geçen iki sene de bunun gibiydi (Bir kışı askerde geçirdiğim için benim için bir sene oluyor). İngilizlerin nasıl hissettiğini anlamak için çok önemli bir fırsat. Tek farkımız, onlar yağmurlu havalarda bile sandalet ile dışarıda dolaşabiliyor.

Geçen hafta yazmayı unuttuğum bir ürün daha var: Jedi bornozu. Gene çok basit ama yaratıcı bir ürün daha. Normal bornozdan tek farkı kapşonu olsa gerek. Bu kadar basit bir eklenti ile ürün sattırıp ki hatta fiyatını normal bornozların iki katında satıp köşe olabiliyorlar. Ama bunlar neden bizim ülkemizde yok diye isyanlardayım. Olsa sanırsam dünya paralara satılır (Şemsiyelerim gelsede bende para kazansam az).

Threadless’da da 10.10.10 tarihine has 3 günlük indirim vardı. Tüm T-shirtler 10 dolar idi. Daha önceki siparişim gelemediği için (aslında param olmadığı için) siteye dahi girip bakmadım. Bu aralar yurtdışı postalarında bir sorun var sanırsam. Kayboluyor herşey. Takip numarası da yoksa ona güle güle deyin siz. Napıyorlar acaba sonra bulunca. Cepliyorlar sanırsam. Şimdi günahlarını da almayalım ama, neyse.

Geçen günlerde bir haber okudum. İstanbul Belediyesi yeni bir uygulamaya geçiyormuş. Taksim – Topkapı arasındaki yolda sağ şeride parkeden arabalara mani olabilmek için (Düşünün ki kağıt üzerinde bu kadar basit birşey olmasına rağmen buna mani olamıyorlar.), şağ şeridi İETT ve halk otobüslerine ayırıcaklarmış. Haberin detayını çok okumadım ama çok manalı bir uygulama. Avrupavai denebilir. Amma velakin Türkiye’de yer mi? onu bilemeyiz işte. Ben çok umutlu değilim. Şimdi o iki semt arasındaki yolu tam bilmediğim için (minibüs varsa ise o hatta), bana çok başarılı olacak bir uygulama gibi gelmedi. Minibüsler o şeride girer ve kamp kurar. Üstüne taksiler o şeritten çıkmaz. Es kaza bir araba girerse o şeride, arkasında konvoy oluşur. Ama orayı farklı bir şekilde ayırırlar ise de otobüs bozulunca ne olacak? O kadar olumsuz düşünmeye itildik ki artık evet bu olur diyemiyorum.

Ülkemizdeki et fiyatları coştu gene. Süpper gidiyoruz. Ama ete yapılan zama itiraz etme hakkımız yok pek. Bu kadar lüks arabanın olduğu bir ülkede etin fiyatını eleştirmek garip geliyor bana. Zaten vergiler yüzünden herşeyi normalin 3-4 misli fiyata alıyoruz, etin neden almayalım, heh. Trakya’nın suçu neyse onlarada Avustralya’dan gelen kurbanlıklar verilecekmiş. İyice çığrından çıktı bu et konusu. Sözde doğu hayvancılık ile geçiniyor. Demek orası geçinmiyormuş hiç de haberimiz yokmuş.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s