Havalar da bozdu

Tam uyku havası var. Zaten ofisinde camları siyah gibi böyle, iyice karanlık gözüküyor dışarısı. Ne uyurum var ya… İçerideki ışığın ektisi baya arttı. En sevmediğim ortam. Gün ışığı beni canlı ve ayakta tutar. Ev dışında pek akşam saatlerinde çalışmayı sevmem. Bu havada tam onu veriyor ama. Can sıkıcı ama alışmak da lazım.

It’s always sunny in philadelphia 6. sezonu bu hafta açtı. Çizgisinden hiç birşey kaybetmemiş, yoluna devam ediyor. İzlemeyenlere şiddetle tavsiye ediyorum. Cidden çok komik, gülmek garanti. Bağımsız bir yapım olduğundan da dış etkilerden etkilenmiyorlar. Hala eski bölümlerini sık sık izliyorum. Şiddetle tavsiye edilir.

Geçen hafta perşembe günü Beşiktaş – CSKA Sofia maçından önce Taksim’de takıldık. Şu AFM’nin girişindeki filmleri gösteren ekranlarda neden bir piksel çalışması var anlamıyorum. Yok mu ellerinde iyi çözünürlükte afişler? Resmen piksel art var orda. Afişteki yazıları okumaya kalkarsan yandın. Neyse, amacımız şu Salad Station’a gitmekti zaten. Ne zaman açıldı tam bilmiyorum ama (senelerdir dersem abartı olur diye bunu dedim) hiç gitme fırsatı bulamamıştım. Pahalıdır heralde diye düşündüğüm içinde kendimi suçladım tabi, çünkü gayet makul fiyatlar. Konsept çok hoş. Raftan istediğiniz yeşillik tipini seçip malzemenizi seçiyorsunuz. Önce ucuz, sonra daha pahalı malzemelerden sonra sosla salatayı daha da lezzetlendirip afiyetle mideye indirme operasyonu başlıyor. Gayet doyurucu da. Gene gidesim var ama Taksim’e pek uğramıyoruz işte. Belki gene maçlardan önce yolumuz düşer diye umut ediyorum.

Cuma günüde ilk defa Nintendo Wii oynadım. Grafikleri yüzünden itici geliyordu bana ama baya zevkli bir aletmiş. He alır mıyım diye sorarsanız, hayır almam. Çünkü fazla bağımlılık yapabilir. Gerçekten efor sarfedip, kanter içinde kalabiliyorsunuz. Normalde bizi koltuğa kitleyip, yanımızda pizza ile kalori manyağı yapma çalışmalarına sürükleyen birşey beklerken bu tip hareketli kılıp, efor sarfederek eğlendirecek birşey görmek güzel.  Her yerde boks ve tenis reklamı yapılıyor ama ben en çok beyzbolu sevdim. Kolum 3 gün ağrıdı ama vurucu olmak cidden eğlenceli. Gaza gelip Home Run’dan sonra evde koşmaya başlayabilirsiniz, o köşe benim bu köşe senin edalarında. Oynu oynarkende beyzbol’un da kurallarını öğrendik. Hiç bi’şey yokmuş oyunda. Gayet basit, tam Amerikalılar’a göre bir oyun.

Geçen hafta vizyona baya film girdi. Sonunda yani. Bunlardan biri de Ejdarha Dövmeli Kız. Kitabını okumadım, konusu hakkında da pek bir fikrim yok. Sadece şunu söylemek için konusunu açtım; film 2009 yapımı. Biz 2011’e yaklaştık. Komik olan seri üç kitaptan oluşuyor ve hepsinin filmi çekilmiş. DVD’leri çıkmış ama bize ilk film daha yeni geliyor. Ne diyeyim…

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s