Çeşit çeşit

Ben zaman bulacam da buralara birşeyler yazacağım. Çok zorlaştı son zamanlarda. Hiç hoş da değil, bilimiyorum.

Elmama kavuştum, onun mutluluğu var hala üstümde. Son dakka vergisine değdi ama olsun.

Dün Nook marka e-kitap okuyucusu edindim. Bu aletleri taşımak için bir kılıfa ihtiyacınız var ki alet çizilmesin, zarar görmesin. Hoşça vakit geçirebilelim onunla. Türkiye’de uygun kılıf olmadığından mecburen ya kendi sitesinden ya da ebay’den filan araştırdım ama sonunda kendi sitesinden siparişi verdim. Bir arkadaştan öğrendiğim bir yöntemle kargolatmayı deneyeceğim. Aldım ve nasıl deneyeceksin moduna girenler için şöyle bir site var: VIAddress Bu sitede bir tanıtım videosu var ama ben gene de biraz bilgi vereyim. Siteye üye olduğunuz zaman, bu site aracılığı ile Amerika’dan bir adresiniz oluyor. Benim mesela artık Indiana’da bir evim var. Ferah, pofur pofur esiyor böyle. Misler gibi. Daha sonra sadece Amerika’ya gönderim yapan sitelere bu adresinizi gösteriyorsunuz ve ürünü alıyorsunuz. Daha sonra da bu site üzerindeki sayfanızda ürün oraya gittiği zaman görünüyor ve sizde oradan kendinize kargolatabiliyorsunuz. Evet biraz daha masraflı olabiliyor ama sadece Amerika içinde hizmet veren sitelerden yararlanmak için çok akıllıca bir olay. Barnes & Noble daha benim kılıfı kargoya bile vermediği için o aşamaya gelemedim ben. Şunu da belirteyim, Amerika’ya çoğu alışveriş sitesi ücretsiz kargo servisi sunduğundan avantajlıda olabilir. Ürün elime ulaştıktan sonra da detaylı bilgi vereceğim.

Suzanne Collins’in Açlık Oyunları serisinin 3. kitabı olan Alaycı Kuş çıktı. Çıktı çıkmasına da sadece internet satışlarında bulabiliyoruz. İki gündür D&R’a gidiyorum ama kitap yok. Her yer vampir kitapları ile dolu. Şu karizma konuyuda böyle ayaklar altına aldılar ya ne diyeyim. Önce gündüz gezinen vampirler, şimdide ahali ile kanka olanlar. Bir karizması vardı bu ırkın yani. Buffy the VampireSlayer’ı izlerken heycanlanırdım zamanında, Spike’ı görünce “vay be karizma” derdim. Ama öğrendim ki dizinin sonlarına doğru onu da paçavra etmişler.

Kitap demişken şöyle bir sıkıntı oluyor bir kitabı bitirince. Aslında bitirince değil de bittiği gibi yeni bir kitaba başlayınca başta bir uyum süreci gerekiyor. Böyle eski kitaptaki karakterlerle yendikiler birbirine giriyor, hiç hoş olmuyor.

Son olarak da bana cinnet geçirten şu AVM’lerdeki dedektör olayına değineceğim. Önümdeki herkes ötüyor, ben ötünce dedektörle arama moduna giriyor adam. Bir de o aletin bi’ tarafıma sokmadığı filan kalıyor. Ayakkabılarımı üstüne filan bile bakıyor cinler. Özellikle Palladium bu konuda bir numara. Kemerim ötüyor diyorum, hala lütfen bir daha geçin çekiyor adam. Geçince de dedektörle didik didik aranıyorum. Saçmalık yani. Ayakkabımın içine mi gizliyeceğim silahları filan. Gene sinirlendim bak.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s