Türkiye’nin izleyebileceği en iyi sahne şovuydu: Rammstein

25 Haziran Cuma günü saat 21:00’da BJK İnönü Stadyumu’nda orada olanların unutamayacağı mükemmel bir konser / şov vardı. Tek günlük bilet için 270 TL (Sahne önü) vermek mantıklı mı diye kendime sorarken, en başta acımıştım. Ama gördüm ki her kuruşuna değermiş.

Sonisphere Festivali’nde gerçekten izlemek istediğim iki grup vardı. Biri Rammstein (orta okulda Almanca eğitim alırken keşfettiğimiz ve sözlerini anlamaya çalıştığımız grup, daha sonra hayranı olduğumuız gruba dönüştü), diğeri de Corey Taylor ve Jim Root’un içinde bulundukları Stone Sour (Bilmeyenler için belirteyim; Corey Taylor Slipknot’ın solisti, Jim Root ise gitaristlerinden bir tanesi). Alice In Chains ise benim için güzel bir bonus, Pentagram ise bonusun bonusu idi.

Saat 16:00 gibi içeri girerken sadece sahne önü girişinde sıra olması “paramızla rezil mi oluyoruz yoksa?” diye düşündürmedi değil beni. İçeri girdiğimizde Stone Sour’a yetişmenin rahatlığı vardı. Kendimize yer edindikten sonra yavaş yavaş, adım adım önlere doğru ilerlemeye başladık (Rammstein’dan önce 3. sıraya kadar gidebildik. Tabi konser esnasında değişiklikler oldu). Stone Sour, kendinden bekleneni yaptı ve seyirciyi coşturdu. Corey Taylor gerçekten işini bilen biri. Seyirciyi şarkı aralarında hep coşturdu ve iletişimini ihmal etmedi. Konserin sonlarına doğru “burada çok güzel konserler olacak belki ama asıl bizi birleştiren ve bizim burda olmamızı sağlayan şey müzik ve müzik bizi özgürleştirir” açıklamaları gerçekten hoştu. Umarım seyirciden memnun kalmıştır ve lanet Slipknot’ı Türkiye’ye getirir.

Stone Sour’dan sonra Pentagram sahne aldı. İlk yarım saatlik dilimde Murat İlkan’ı göremedik. Önce Dio’ya saygı edasında tribute yaptılar. Daha sonra Ogün Sanlısoy vokal olarak geldi. Son yarım saatte ise de Murat İlkan geldi ama ayakta zor duruyordu. Zaten kendisininde son konseriymiş rahatsızlığından dolayı. Ama inanıyorum ki çok güzel bir uğurlama oldu. Son şarkıda Ogün Sanlısoy’un süpriz yaparak, kendisi ile düet yapması ve “Bir”i söylemeleri bence çok anlamlıydı.

Pentagram’dan sonra Alice In Chains sahne aldı. Çok fazla şarkılarını bilmememe rağmen çok eğlenceliydi. Ama ülkeniz ve şehrini çok güzel söylemleri pek samimi gelmedi bana. Sanki demek zorundaymış gibi bir hali vardı ama grubun performansı başarılıydı.

Saat 20:00’da Alice In Chains bitti ve büyük şova bir saat kaldığında sahnenin önüne siyah kocaman bir perde indi. Herkes tabi hayal kırıklığına uğramış olsa da o perdenin arkasında neler olduğunu tahmin edebiliyorduk. Büyük şov için hazırlıklar başlamıştı. Perdenin arkasında bir ışık filan gördüğünde insanlar gerçekten heycanlanıyorlardı. Hazırlıklar bittiğinde ve Rammstein, Rammlied şarkısına girdiğinde o siyah perde hala ordaydı ama seyirciler coşmuştu. Yaklaşık 1-2 saniye sonra siyah perde indi ve devasal bir Almanya bayrağı ile burun buruna geldik. Bu senenin konsepti buydu. Till Lindemann konser boyunca hiç konuşmadı belki ama inanılmaz bir tiyatro sergiledi. Grup, ülkesinde ne şov yapıyorsa, burda da aynısını aynı performans ile yaptı. Bir çok ülkemize gelen ünlü gibi baştan sağma bir şov yapmadılar. İş ahlakı böyle birşey olsa gerek.1.5 saatlik konse boyunca hiç bir şarkı boş geçmedi. Hepsinde bir aksiyon vardı. Ya alevler saçıldı, ya bir şeyler patladı. Benzin şarkısında sahnede adam bile yakıldı. Bazı kişilerin bunu gerçek sanması epikti. Klavyecinin küvet olayı ve sonradan giydiği kıyafet ve bu olaydan sonra devamlı koşu bandında yürüyerek klavye çalması eğlenceliydi. Son dönemde klibi ve sözleri ile çok tartışılan “Pussy”de ne yapacaklarını merakla bekliyodum. Hepsi birden öne gelince, dedim heralde hepsi çıkarıcaklar, göstericekler. Klipten sonra bunları beklemek normal yani. Hoş, öyle bir şey olmadı ama şarkının sonuna doğru, sahnenin solunda duran ve siyah muşamba ile sarılı şeyin ne olduğunu ve ne amaçla orda durduğunu anlamış olduk. Ön sıralarda (yaklaşık 5-6 sıra) olanlar çok güzel bir köpük banyosu yaptık (Köpük olduğuna inanmak istiyorum). En son önümü görmüyordum köpükten ki bir de üstüne konfeti atılınca yapış yapış olduk. Anlayın artık… Ama fazla ıslak kalamadık tabi, hemen bir alev şov ve gene yanan suratlarımız… Gerçekten mükemmel ve unutulmaz bir konser ya da müzikal oldu. Böyle dememin sebebi kesinlikle grup elemanlarının şarkılarının temalarına ya da şovun gereği çok güzel oyunculuk sergilediler. Konserin sonunda Till’in “Çok Teşekkürler”, demesi de bence ince bir detaydı. Konser sonunda da seyircinin önünde diz çökmeleri gönülleri fethettirdi diye düşünüyorum. Umarım bir dahaki sefer arayı bu kadar açmazlar ve tekrardan daha uzun bir konser için ülkemize gelirler. Rammstein’ı sevmeyenleri bile kendilerine hayran bırakan ve bir tek olumsuz yorum almayan konser hakkında bir de hayranlarının duygularını hayal edin…

Reklamlar

Türkiye’nin izleyebileceği en iyi sahne şovuydu: Rammstein” üzerine 2 yorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s