“Lost”suz bir hayat bizi bekler…

Eveet ve o gün geldi çattı. Lost dizi finali ile sevenlerine yani bizlere veda etti. Peki finali izleyiciyi tatmin etti mi? Asıl soru bu sanırsam ve herkesin kendine göre bir cevabı olduğu kesin. Ama gerçek şu ki JJ Abrams bir dahi. Diziyi ilk izlediğiniz günü hatırlayın. Uçak düşer, insanlara panik içindedir, hayatta kalmaya çalışırlar vs vs. Sonunda bir ambar kapağı bulurlar ve ohaaa, acaba adada yaşayanlar mı var yoksa deriz. Karada gemi bulurlar, bu geminin burda ne işi var nasıl gelmiş deriz. Kapağı aşarlar, başka yerler bulurlar, videolar izlerler, başka insanlar çıkar ohaa başka yaşanlar varmış lan oluruz. Her bölüm ayrı bir heycan, ayrı bir macera modundadır. Bölüm kötü olsa bile sonunda bir görüntü bizi kitler, hemen bir hafta geçsede yeni bölümü izlesek moduna gireriz. Böyle ola ola altı sene geçti ve dizi bitti. Tabi her sona yaklaştığımız gün merakımız daha artsa da bizi şaşırtma oranı düştü, çünkü o kadar değişik şeyler gösterdi ve yaşattı ki bize dizi artık şaşırmamaya başladık. Lost bu normaldir moduna girmeye başladık. Tabi teori tartışmaları devam etti durmadan. Her yeni bölümde ürettiğimiz teorileri çürütme üzerine oldu. Finale yaklaşan her gün sorularımızın cevabını alacağımızı sandık, Block Smoke ne? Adanın merkezinde ne var? MiB’in adı ne? Elektro manyetik olay ne alaka? vs vs. Bir ton soru. İşte burada JJ Abrams devreye giriyor. Bunların bizi oyaladığını resmen finalde gözümüze sokuyor. Pati’de birinin yazdığı gibi; Mangal dumanı gibi şeyin ne açıklaması olabilir ki? Bunlara takıldık ve belkide cevapları hep kaçırdık.

Finali fazla duygusaldı, gerçekten mutlu edecek duygusallıktı belkide. Kavuşmalar için diyorum tabi. Son 10 dakikada da bize cevapları veriyor. Bizi aylardır, yok hepsi Jack’in gördüğü bir rüyaydı filan deyip yemeye çalışmaları hoştu. Bunları yiyen varsa geçmiş olsun.  Hatta en son Evangeline Lilly’in canlı yayında bir programda dediklerine bizim basınımızın lapinlemesi paha biçilmezdi. Neyse artık hayatımıza Lost’suz bir şekilde devam edeceğiz. Gerçekten de yaşattıkları ve izlettikleri ile unutulmaz bir dizi olarak tarihe geçti. Bu ne biçim sondu lan diyerek ilk sezonlarda yaşattıklarınıda bir kenara atmayın. Olması gibi gereken, duygularımıza hitap eden bir finaldi.

Bu arada dün ATV’de idi sanırsam, Feriköy’de kurulan 2. el pazarının haberi vardı. İnanılmaz hoşuma gitti. Gidesim geldi direk ama malesefki gidemeyeceğim bir süre. İş güç yüzünden. Sadece pazarları kuruluyormuş. Baya eski şeyler var, çeşitli Avrupa şehirlerinde görüp “Neden bizim ülkemizde yok lan bunlardan?” diye sızlanmıştım. Meğersem varmış. Gidip görülmesi gerekiyor. Saatler ilgimi çekti baya. Bu arada tv de röportajda bir kızın, ikinci el şeyleri daha çok seviyorum çünkü bir hatırası var, yaşanmışlığı var tarzı cevap vermesi de yani nasıl klişedir anlatamam. Retro ile alakası var bu şeyin.

Dün Osmanbey’e metro ile gittim. Tam karşımda dev bir ekran vardı. Metroyu beklerken izledim bir süre filan da sonra bir anda Sütaş’ın reklamı çıktı. Böyle inekler bakıyor direk, TREN GELİYOOOR tarzı bir yazının altında. Aynı anda metro teşrif ediyor. Güzel olmuş çok beğendim. İneklerde komik bakıyor cidden. Yaratıcı beyinler çalışıyor. Durmak yok yola devam…

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s